yazar adı gereklidir!

göster şifre gereklidir!

şifreni mi unuttun?

yazar adı gereklidir!

e-mail gereklidir!

göster parola gereklidir!

9 + 9 =

şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdaki bölgeden şifrenizi sıfırlayabilirsiniz!

e-posta gereklidir!

girişe dön

kapat
betasozluk betasozlukcom betasozlukcom
  • İlk kaşar peyniri nasıl yapıldı

    Bundan 105 yıl önce Selanik'te yapılmıştır. Vatanı Türkiye'dir. O zamanlar Bulgaristan da bir Türk eyaleti idi ve Balkanlarda büyük çapta koyunculuk yapıldığı için o ölçüde de peynir yapılırdı.
    Kaşar peyniri Selanik'te bir tesadüf eseri olarak Raşel isminde bir Yahudi kızı tarafından bulunmuştur. Babası büyük bir beyaz peynir yapıcısı olan Raşel, bir gün beyaz peynir için hazırlanan büyükçe bir
    teleme kitlesini kaza ile içinde kaynar su bulunan kazana düşürmüş ve
    bunu çıkarıncaya kadar teleme kitlesi erircesine yumuşamıştır. Raşel, telâşla bu haşlanmış teleme kitlesini tesadüfen tezgâh üzerinde bulunan bir yoğurt karavanasına koyup sıkıca
    bastırarak içinde hava kalmayacak şekilde kalıplamış ve üzerini örterek "ihtimar"a, öz Türkçe
    deyimle bir nevi "ekşiyip olgunlaşmaya" bırakmıştır.Raşel, böylece beyaz peynirden daha lezzetli ve
    boyasız, tabii bir şekilde sarı renkli bir peynir elde edince durumu babasına bildirmiş ve başına gelenleri anlatmıştır. Babası da, elde edilen bu yeni peynir çeşidini pek beğenmiş ve bir parçasını alıp hahama götürmüştür.Musevî dininde yenilip içilecek maddelerin haham tarafından muayenesi ve onun yenmeye veya içilmeye elverişli olup olmadığı kararını vermesi gerekir. Yenilip içilmeye elverişli ise
    "Kaşar", değil ise "Turfa" hükmü verilir. Bugün bile Musevî dükkân ve kasaplarında satılan yiyecek maddelerinde bilhassa tavuk ve etlerde haham tarafından vurulmuş Kaşar damgası vardır.
    Mutaassıp Museviler bu damgayı görmedikçe tavuk ve et yemezler.Selanik'teki Yahudi peynircinin kızı
    Raşel'in bulduğu lezzetli ve sarı renkli yeni peyniri görüp tadan haham da pek beğendiği bu yeni peynire "Kaşar" yani yenilebilir, demiş ve böylece bu yeni peynirin adı da kaşar olarak kalmıştır.
    Bu peynire kaşkaval ismi de verilir. Bu ismin de kökü yine Selanik'tir. O tarihlerde Selanik, Türkiye'nin
    en geniş dış ticareti olan en büyük bir limanı idi. Orada İtalyan peynirleri de satılmakta, bilhassa Caccio-Cavallo peyniri pek beğenilirmiş. Bu yeni peynirde Caccio-Ca-valloya benzediği için ona da
    Caccio-Cavallo "Kaçyo Kavallo" dan değiştirilmiş olarak "Kaşkaval" demişlerdir. Bu isim Balkanlarda
    yayılmış, fakat pek çok Yahudinin bulunduğu memleketimizde kaşar ismi tutulmuştur. Yeni peynire haham tarafından kaşar hükmü verilince baba-kız ertesi yıl piyasaya 750 okka, yani bir tona yakın kaşar peyniri çıkararak bu yeni peyniri yaymaya başlamışlardır. Bugün memleketimizde Edirne, Kırklareli, Keşan, Bursa, Uludağ, Afyon ve Kars'ta bol miktarda kaşar peyniri yapılmaktadır