asma yapraklarının içerisine pirinçli bir harç ya da kıyma koyulup sarılmasıyla yapılan bir tencere yemeğidir, zeytinyağlısı makbuldür. kesinlikle dolma değildir. çünkü ortada doldurulan bir şey yoktur.
nohut ve tahin ezmesi. lezzetli bir mezedir. humus arapçada nohut anlamına gelen ülkemizde tarsus'ta ve antakya'da ünlenen ortadoğu mezesidir.abd ve bazı avrupa ülkelerinde cipsle birlikte tüketilir.pastırmalı humus, tatmayanlara şiddetle tavsiye edilir..
görsel
Ceren Moray kimdir nereli kaç yaşında?
5 Haziran 1985 yılında Diyarbakır'da dünyaya gelen güzel oyuncu küçük yaşta ailesi ile beraber İstanbul'a yerleşti. 15 yaşında tiyatro eğitimi almaya başlayan Ceren Moray, Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümünden 2009 yılında mezun oldu.

Deneyimli isim bir çok tiyatro oyununda ve tv dizisinde ufak roller aldıktan sonra sektöre profesyonel olarak ilk girişi 2003 yılında ekranlara gelen "Serseri Aşıklar" dizisi ile oldu. Güzel oyuncu bu dizinin ardından Dayı (2004), Nefes Nefese (2005), Doktorlar (2007) gibi dizilerde boy gösterdi.

Sanatçının asıl çıkış yapmasını ve tanınmasını sağlayan dizi ise dönemin izlenme rekorları kıran yapımı "Kavak Yelleri" oldu. 2007 - 2010 yılları arasında yayınlanan dizide Sultan rolünde izleyenlerin karşısına çıkan Ceren Moray bu dizinin ardından bir diğer başarılı yapım olan "İşler Güçler" dizisinde Zehra karakterini canlandırdı ve farklı rolü ile büyük beğeni topladı.

Başarılı oyuncu dizi sektörünün yanı sıra çektiği sinema filmleri ile ödüller kazandı. 2015 yılında yönetmenliğini Caner Özyurtlu’nun yaptığı, "O Hayat Benim" dizisinde Efsun karakterine can veren güzel oyuncu son olarak halen Star ekranlarında yayınlanmakta olan "Avlu" dizisinde Azra Kaya rolünü canlandırıyor.

(0) (0)
Meizu X8 128 GB Özellikleri görsel
Meizu X8 128 GB Özellikleri


Meizu X8 128 GB modelleri, gelişmiş özellikleriyle öne çıkıyor. 6.15 inç geniş ekranı ve ultra dar çerçeveleri sayesinde ürün, ekran deneyiminizi keyfe dönüştürüyor. Gelişmiş güvenlik özellikleriyle de dikkat çeken ürün, hafıza ve RAM kapasitesiyle de performansını güçlendiriyor. Üst seviye kamera özellikleriyle ise her anınızı net ve canlı bir şekilde fotoğraflayabilen Meizu X8 128 GB, kullanıcılarına daima yüksek performans sağlıyor. İşletim sistemi ve ara yüzü ile kullanıcı dostu özellikle sunan Meizu akıllı telefon, güçlü bataryasıyla da ürün gün boyu kullanım olanağı sağlıyor. 3.5 mm ses çıkış özelliğiyle de ürün, sesli aktiviteler sırasında tüm detayları duyabilmenize yardımcı oluyor. Birçok ses formatını da destekleyen Meizu X8 128 GB akıllı telefon, üstün özellikleri sayesinde kullanıcıların akıllı telefon deneyimlerini daha iyi seviyelere çıkarıyor.

Meizu X8 128 GB'ın Gelişmiş Teknolojilerini Tanıyın

6.15 inç geniş ve neredeyse çerçevesiz ekranı sayesinde kullanım deneyimini güçlendiriyor ve ekran teknolojileri ile dbeğeni topluyor.
6 GB RAM kapasitesi ile kullanım esnasında donma ve takılma gibi problemlere yol açmıyor.
Meizu X8'in 128 GB değerindeki hafıza kapasitesi sayesinde tüm anılar, dosyalar ve belgeler kolayca depolanabiliyor.
Yüz tanıma kilidi ile Meizu akıllı telefonun şifresi kullanıcı için kişiselleştiriliyor ve diğer kişilerin telefona erişimi büyük ölçüde engellenmiş oluyor.
Ürün, 12 MP + 5 MP arka kameralarıyla anılarınızı en net şekilde fotoğraflamanıza, 20 MP ön kamerasıyla da harika selfieler çekebilmenize olanak tanıyor.
Üründe bulunan çift SIM kart desteği sayesinde farklı numaralar tek telefonda birleştirilebiliyor.
Üst Seviye Teknik Özellikler

İşletim Sistemi: Android 8.1 Oreo
Ekran Özellikleri: 6.15 inç 1080 x 2220 Full HD ekran
Kamera Özellikleri: 12 MP + 5 MP arka, 20 MP ön (selfie) kamera
RAM Kapasitesi: 4 GB
Hafıza Kapasitesi: 128 GB




Meizu X8 128 GB özellikleri ile kullanıcıların en iyi yardımcılarından biri oluyor. Gelişmiş teknolojik özellikleri ve şık tasarımıyla da dikkatleri üzerine toplayan ürün, gelişmiş güvenlik teknolojileri, kamera özellikleri, RAM ve hafıza kapasitesi, yeni nesil işletim sistemi ve çok daha fazlasıyla kullanıcıların beğenisini kazanıyor. Diğer tüm özellikleri sayesinde Meizu X8 128 GB cep telefonu, kullanıcılarına büyük faydalar sağlıyor.

Meizu X8 128 GB'ın geniş ve çerçevesiz ekranı video izleme keyfinizi artırırken aynı zamanda ekranın 401 PPI piksel yoğunluğu sayesinde renklerin canlılığı artıyor. IPS LCD ekran teknolojisinin yanı sıra 1080 x 2220 Full HD ekran çözünürlüğüne sahip olan ürün, daima net görüntüler sağlıyor. Kapasitif ekranı ve 16 milyon renk sayısıyla da ekran performansını güçlendiren Meizu X8, Flyme kullanıcı ara yüzü ile de öne çıkıyor. Aynı zamanda ürünün ekranında Multi - Touch, In - Cell Touch, 450 nit parlaklık, 1500:1 kontrast oranı gibi özellikler de yer alıyor. Çentikli ve çerçevesiz tasarımı sayesinde de ürün, modern bir estetiğe sahip.

Güçlü Görsel Performans

3210 mAh batarya kapasitesi sayesinde Meizu X8 128 GB, gün boyu kesintisiz kullanım olanağı sağlıyor ve sizi gün içinde yalnız bırakmıyor. Octa - Core ana işlemcisi, 8 CPU çekirdeği ve 2.2 GHz CPU frekansı ile de hızını artıran ürün, Qualcomm Snapdragon yonga setiyle de performansını güçlendiriyor.

12 MP + 5 MP arka kamerasıyla Meizu X8, her anınızı canlı ve net bir şekilde fotoğraflayabilmenize imkan veriyor. Ürünün kamerasında yer alan Auto - Focus, hızlı odaklama, panorama, HDR, coğrafi konum etiketleme, portre modu, zamanlayıcı ve 6 elementli lens gibi özelliklerle anılarınızı fotoğraflayabilmeniz daha basit bir hâle geliyor. Çift tonlu flaş desteğiyle de Meizu ile loş ve karanlık ortamlarda bile canlı fotoğraflar çekebilmenize olanak tanıyor. 2160p ultra HD video kayıt çözünürlüğü sayesinde de Meizu akıllı telefon, video çekimlerinde de performansını ortaya koyuyor. Bokeh, yani derinlik algısı efekti ile de fotoğraflara farklı bir boyut kazandıran akıllı telefon, 20 MP ön kamera çözünürlüğüyle de dikkatleri üzerine topluyor. Ön kamera çözünürlüğü sayesinde ürün, daha net selfieler çekebilmenize yardımcı oluyor. Aynı zamanda ürünün ön kamerasında portre modu, yapay zeka yüz tanımlama ve 5 elementli lens özellikleri de bulunuyor. Tüm kamera özellikleri ile Meizu X8, anılarınızı güzelleştirirken bu anıları 128 GB hafıza kapasitesiyle de kolayca depolayabilmenize imkan veriyor görsel
Yalnızca 160 gram ağırlığıyla Meizu X8, kullanım sırasında sizi yormuyor. Beyaz, mavi ve siyah renk seçenekleriyle de dikkat çeken Meizu X8 128 GB akıllı telefon, Android 8.1 Oreo işletim sistemi sayesinde de kullanım kolaylığı sağlıyor. Wi-Fi ve Bluetooth bağlantılarıyla da öne çıkan ürün aynı zamanda jiroskop, pusula, yakınlık, ivmeölçer ve ortam ışığı
yazın vazgeçilmezi, bir oturuşta dişleri kamaştırana kadar yenilen, ekşi, kütür kütür muhteşem meyve.
Bir akım olabilecek olan başlık, ilk kurşun benden; dünyada ağırlıklı olarak solak olan tek canlı kutup ayısıdır.
Gözleri belirginleştirmek, bakışlara derinlik kazandırmak için kullanılan bir tür makyaj malzemesi.
insanı içten içe yiyip bitiren, üzerine onlarca, yüzlerce şiir yazılan, şarkılar bestelenen lanet bir histir.
Antalya Kaleiçi. Antalya Kaleiçi semti antik çağ kalıntıları içeren önemli bir turizm noktasıdır. ...
Düden - Aşağı Düden. Düden Şelâlesi Antalya il merkezinin yaklaşık 10 km. ...
Kurşunlu Şelalesi. ...
Termessos Antik. ...
Perge Antik Kenti. ...
Karain Mağarası ...
Sillyon Antik Kenti. ...
Antalya Müzesi. 1. Patara Antik Kenti
2. Kalkan
3. Kaş
4. Kaleköy
5. Demre
6. Olimpos
7. Çıralı
8. Tahtalı Teleferik
9. Kemer
10. Likya Yolu
11. Konyaaltı
12. Geyikbayırı
13. Termessos Antik Kenti
14. Mantarevi Restoran
15. 7 Mehmet Restoran
16. Antalya Müzesi
17. Piyazcı Ahmet
18. Kaleiçi
19. Börekçi Tevfik
20. Dondurma Dükkanı
21. Akdeniz Dondurma
22. Düden Şelalesi
23. Sandland
24. Kurşunlu Şelalesi
25. Perge Antik Kenti
26. Belek
27. Hip-Notics
28. Manavgat Şelalesi
29. Körprülü Kanyon
30. Alanya
SEDA AKMAN KİMDİR?
Seda Akman 13 Ocak 1978 yılında Kütahya’da dünyaya geldi. Aslen Kütahyalı olan Seda Akman’ın boyu 1.76 cm’dir. 64 kilo ağırlığında olan Seda Akman’ın saçları ve gözleri kahverengidir.

Liseden sonra Kütahya’dan ayrılan Seda Akman 1997 yılında Ankara Bilkent Üniversitesi’nde diksiyon ve oyunculuk üzerine eğitim aldı. Ankara’da yaşamına devam eden Seda Akman 1998 yılında Miss Palmolive seçilmeye hak kazandı.

Aynı yıl içerisinde 23 ülke güzelinin katıldığı Miss intercontinental yarışmasında dördüncü olarak büyük bir başarıya imza atan güzel oyuncu Seda Akman 1999 yılında Best Model Of Turkey yarışmasında Best Fotomodel seçilmeye hak kazandı.

Oğlak burcu olan Seda akman 39 yaşındadır. 1999 yılında İstanbul’a yerleşen Seda Akman yakaladığı başarılar sonrasında pek çok dizi ve filmde oyunculuk yapmaya başlamıştır.



Seda Akman Kimdir?

SEDA AKMAN’IN EKRAN HAYATI NASIL BAŞLADI?
Seda Akman 2000 yılında Number One Tv’de 4 yıl boyunca programcılık yapmıştır. Daha sonra oyunculuk yapmaya başkayan Seda Akman’ın rol aldığı ilk dizi “Ölümsüz Aşk” adlı dizi olmuştur.

Seda Akman’ın Rol Aldığı Dizi Ve Filmler

Seda Akman’ın rol aldığı dizi ve filmler arasında; Ölümsüz Aşk, Balans Ve Manevra, Aşk Yolu, Emret Komutanım, Kanlı Düğün, Annem, Sonbahar, Hesaplaşma, Herkes Adalet İster, Eve Düşen Yıldırım, Böyle Bitmesin, Fatih, Tuzlu Yollar, Acil Servis, Mühürlü Güller, Yazı Tura ve Sen Benimsin bulunmaktadır.
Doğum Tarihi
29 Nisan Doğduğu Ülke
ABD
»Kategorileri
Sanat / Tiyatro S...
Sanat / Sinema Sa...
Moda Dünyası / Mankenler Tam adı Uma Karuna Thurman olan Hollywood'un ünlü yıldızı Uma Thurman, 29 Nisan 1970’te, Tibetli Budist bir rahip ve aynı zamanda Colombia Üniversitesi profesörü olan bir baba ve model bir annenin dördüncü çocuğu olarak Amerika'nın Boston kentinde dünyaya geldi. Dechen, Ganden ve Mipam adında 3 erkek kardeşi olan Thurman'ın ailesi Budizme inandıkları için çocuklarına bu Hint isimlerini verdiler. (Uma ismi, "kutsal bağışlayıcı" anlamına geliyor)
3 erkek kardeşiyle birlikte Massachusetts Amherst ve New York Woodstock'ta büyüyen, New England'da bir konservatuarda okuyan sanatçı, 15 yaşındayken New York'lu iki menajer tarafından keşfedildi. 16 yaşında, oyunculuk dalında kariyer yapmak üzere New York'taki Profesyonel Çocuklar Okulu'na geçiş yapman aktris, burada geçimini bulaşıkçılıktan modelliğe pek çok farklı iş yaparak sağladı.
İlk olarak Anthony Michael Hall'le birlikte rol aldığı "Johhny Be Good" ile kamera karşısına geçen Thurman'a uluslararası ün kazandıran film, tanrıça Venüs rolünü üstlendiği, Terry Gillian'ın 1988 yapımlı fantezi tarzındaki "The Adventures of Baron Munchausen / Baron Munchausen'in Maceraları" oldu.
Stephen Frears'ın 1988 yapımlı "Dangerous Liaisons" adlı yapıtında ünlü aktör John Malkovich tarafından baştan çıkarılan 18. yüzyıl manastır bakiresi portresi, çarpıcı ve çok yönlü bir aktris olan Thurman'a eleştirmenlerin övgüsünü getirdi. Ertesi yıl Fred Ward ve Maria de Medeiros'la birlikte rol aldığı, Philip Kaufman yapımı "Henry & June"da Henry Miller'ın nevrotik, erotik ve eşcinsel karısını canlandırdı.
Güzel yıldız, 1990'da John Boorman'ın yönettiği "Where The Heart Is" adlı komedide Dabney Coleman'ın üç şımarık çocuğundan biri olan Daphne McBain rolüyle sinemaseverlerin karşısına çıktı. 1992 yılında ise Phil Joanou'nun gerilim tarzındaki "Final Analysis" filminde Richard Gere ve Kim Bassinger'la birlikte kamera karşısına geçerek, Diana Baylor adındaki bir psikoterapi hastasını canlandırdı.
Bunun ardından, John Malcovich'le "Jennifer Eight" adlı yeni bir gerilim filminde bir kez daha bir araya gelerek Andy Garcia'nın kör kız arkadaşı Helena rolünü üstlendi. 1993 yılında John McNaughton'un yönettiği "Mad Dog and Glory"de Bill Murray'nin hayatını kurtarmak için Robert de Niro'nun hizmetine giren Glory isimli bir barmaid rolünü canlandırmaktaydı. Aktristin belki de bugüne kadarki en egzantrik filmi ise, yine aynı yıl çekilen Gus Van Sant yapımı "Even Cowgirls Get The Blues" oldu. Thurman filmde sinemaseverlerin karşısına otostopçu biseksüel hippi "Sissy Hankshaw" karakteriyle çıkmıştı.
1995'te Quentin Tarantino'nun büyük yankı uyandıran "Pulp Fiction / Ucuz Roman"ındaki rolüyle Oscar'a aday gösterilen sanatçı, filmde komik bir mafya babasının seksi sevgilisi Mia Wallace'ı canlandırmaktaydı. Aynı yıl Vanessa Redgrave'le birlikte romantik bir çalışma olan "A Month By The Lake"te rol alan aktris, 1996 yılında Ted Demme'in yönettiği "Beautiful Girls" ve Michael Lehmann'ın yönettiği "The Truth About Cats & Dogs" filmleriyle kamera karşısına geçti.
Bir sonraki yıl Arnold Schwarzenegger, George Clooney ve Chris O'Donnell ile birlikte kamera karşısına geçtiği "Batman & Robin"de Poison Ivy/Dr. Pamela Isley karakterini canladıran aktris, Ethan Hawke'yle başrolünü paylaştığı "Gattaca"da ise Irene Cassini rolündeydi. Sanatçı filmin setinde yakışıklı aktör Ethan Hawke’la tanıştı ve çift kısa bir süre sonra evlendi. Oyuncu, bu evlilikten Maya Ray (1998) ve Roan’ı (2002) dünyaya getirdi.
Thurman, 1998'de Gérard Depardieu ile birlikte başrollerini paylaştığı ve Fransız bir soylu rolünü canlandırdığı "Les Misérables / Sefiller"le, ardından da Ralph Fiennes ve Sean Connery ile birlikte oynadığı "The Avengers / Tatlı Sert" filmiyle izleyiciyle buluştu. 1999 baharında New york Classic Stage Company'de Moliére'in "The Misantrphe"unun modern uyarlamasıyla ilk tiyatro çıkışını yapan Thurman, aynı yıl Woody Allen'ın "Sweet and Lowdown" isimli filminde Sean Penn ve Samantha Morton'la birlikte rol aldı.
Farklı tarzda ve zorlu pek çok rol üstlenerek kendini kanıtlamış olan Thurman, "Sweet and Lowdown" filminde oynadıktan sonra modellik günlerine geri döndü ve 2000 yılında Fransız kozmetik firması Lancome’da model ve reklam sözcüsü olarak çalışmaya başladı. Empire Magazine’nin sinema tarihindeki en seksi 100 bayandan biri olarak kabul ettiği sanatçıyı, 1900’lerde geçen "The Golden Bowl / Altın Kap"da zengin bir mirasçı olarak başrolde izledi sinemaseverler. Sanatçının yine aynı yıl rol aldığı bir başka dönem draması da, 17.yy. Fransa'sında geçen "Vatel" oldu.
Aktris, 2002 yapımlı "Hysterical Blindness" filmindeki rolüyle "En İyi Kadın Oyuncu" dalında Altın Küre’ye layık görüldü. "Tape / Kaset"te gerçek hayattaki oyuncu eşi Ethan Hawke ile kamera karşısına geçen oyuncu, filmdeki güçlü karakter rolüyle dikkatleri çekti.
Aksiyon filmlerinin temposuna alışkın olan Thurman, Quantin Tarantino’nun yönetmenliğini üstlendiği 2003 yapımı "Kill Bill"de oynamayı kabul etti fakat filmin çekimleri güzel yıldızın hamileliği yüzünden ertelendi. Hawke’la olan evliliğinden ikinci çocuğunu dünyaya getiren Thurman, hızlı bir şekilde kilo vererek rolü için hazırlıklarını tamamladı. İki bölüm halinde çekilen ve ilk bölümü 2003’ün ekim ayında vizyona giren "Kill Bill Vol. 1" içerdiği aşırı şiddet öğeleriyle seyirciyi adeta şok eder nitelikte bir yapıt olma özelliğine sahip.
salgın hastalıklardandır. lenf bezlerini tutan mikrop, kişinin ani olarak sarsılmasına sebep olur. tarih boyunca pek çok veba salgını olmuş, onbinlerce, yüzbinlerce insan ölmüştür. fare, veba mikrobunu en çok taşıyan hayvan olarak bilinir. ayrıca bir albert camus kitabıdır
Hadrian Kapısı
Antalya Hadrian Kapısı
Üçkapılar olarak da adlandırılan Hadrian Kapısı,Antalya’nın görkemli yapıtlarından biridir. Kenti çevreleyen Hadrian Kapısı, 130 yılında Roma İmparatoru Hadrianus tarafından inşa edilmiştir. Yapının kitabesi Latinca yazılmıştır ve günümüze kadar gelmeyi başarmıştır.

Antalya’daki en iyi korunmuş yapılar arasındaki Hadrian Kapısı, Pamfiya’nın en güzel kapısı olarak nitelendirilmektedir. Antalya gezinizde Hadrian Kapısı’nı gezmeyi sakın unutmayın. Kapının oyma ve kabartma süslemeleri gerçekten görülmeye değer.

Şehrin simgeleri arasındaki Kesik Minareli Camii, Altınbeşik Düdeni ve doğasıyla görenleri kendine hayran bırakan Çığlıkara ziyaret edeceğiniz yerler arasında mutlaka olmalı.


Antalya’da Gezilecek Yerler
Antalya Nerede
Antalya Tarihi
Antalya nüfusu
Antalya Hakkında Genel Bilgiler
Antalya Gezilebilecek Yerler Listesi
ANTALYA
ANTALYADA GEZİLECEK YERLER
Kaleoğlu Mağarası
Yeni keşfedilen ve turizme kazandırılması için çalışmalar yapılan Kaleoğlu Mağarası, Gaziantep’in Şahinbeyilçesinde bulunmaktadır. Yeni Han Halıcılar Sarayı’ndadır ve Gaziantep Kalesi’ne oldukça yakındır. Kaleoğlu Mağarası, belli bir dönem taş ocağı olarak kullanılmıştır, belli bir dönem ise; Yeni Han’a ahırlık yapmıştır. Günümüzde ise restore edilip Gaziantep’in gezilecek yerlerinden biri haline gelmiştir.

Turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Kaleoğlu Mağarası, oturup sohbet edilen, bir şeyler yenilip içilen sıcak ve tarihi bir mekandır. Gaziantep tatilinizde mağaraya gelip, yöresel lezzetleri damağınızla buluşturabilir ve dostlarınızla keyifli zamanlar yaşayabilirsiniz. Kaleoğlu Mağarası’nın içinde havalandırma delikleri, kuyular, sütunlar ve Gaziantep’e özgü otantik eşyalar var ve gören herkesi fazlasıyla etkiliyor. Kaleoğlu Mağarası’ndan sonra Emine Göğüş Mutfak Müzesi, Naib Hamamı, Ömer Ersoy Kültür Merkezi ve Bakırcılar Çarşısı görmenizi önerdiğimiz yerler arasında.
soğuk demleme anlamına gelir. kalın öğütülmüş kahvenin uzun süre (12-24 saat) soğuk ya da oda sıcaklığında suda bekletilmesiyle hazırlanır. süre sonunda süzülür ve şişelenir. 4-5 gün boyunca tazeliğini korur. sıcak yaz günlerinde çok iyi gider.
Şoray Uzun, Rasim Öztekin'in başrolünde olduğu TRT dizisi. Günümüzde azalan mahalle kimliğini en iyi yansıtan dizi denebilir. 46'lık Basri karakteri gelecekten çok doğru haberler veriyor.
Kurtuluş Savaşı sırasında Cuma namazlarının kılındığı Ankara Etnografya Müzesi, Altındağ’ın Hacettepe Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
İslam’da Ashab-ı Kehf olarak da geçen yedi kişinin bu mağara 309 yıl uyuduğu rivayet ediliyor.
Ardahan İli yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup, MS 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Arda Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almıştır. MS 1068 yılında Alparslan tarafından fethedilerek Selçukluların egemenliğine geçmiş, 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalanan Amasya anlaşması ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dahil edilmiştir. 1876 -1877 Osmanlı- Rus savaşı sonunda Savaş tazminatı olarak Kars ve Batum ile birlikte 13 Temmuz 1878 Berlin anlaşması ile Ruslara bırakılan Ardahan 1918 yılında Bresy – Litowski anlaşması ile Anavatana kavuşmuş, ancak 30 Ekim 1918 tarihinde Ardahan’da kurulan Milli Şura Hükümeti tarafından Mondros Mütarekesi şartları red edilmiş, Milli Şura Hükümeti Kurtuluş Savaşımızla bütünleşerek Kazım Karabekir Paşa ve Halit Paşa komutasındaki ordumuz tarafından 23 Şubat 1921 tarihinde İlimiz kurtarılmıştır.Kazım Karabekir Paşa tarihe mal olan “Boğazlar Boğazımız, Kars-Ardahan Bel Kemiğimizdir.”sözünü söyleyerek Ardahan’ın yurdumuz için ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulamıştır.
Cumhuriyetin İlanından sonra İl olan Ardahan 1926 yılında 877 Sayılı Kanunla ilçe yapılarak Kars İline bağlanmıştır. 27.05.1992 tarihinde Ardahan ili İl olarak faaliyete geçmiştir.
MS 646
Yukarı Kür boylarının yazılı belgelerde anılarak "Tarih Çağı"na girmesi, “İlk Türkler"den sayılan ve Sümerlilerle soydaş olan "yuvarlak başlı (Brekisefal), bitişken-dilli Hurrilerin” torunlarının Van Gölü çevresinde güçlü bir devlet kurmaları zamanında görülmektedir. Sümerlilerin icat ettiği çivi yazısını kullanan, Van Gölü çevresindeki bu devletin ülkesine, güney komşuları Asurlular, M.Ö.1280 yılından beri "Yukarı El-Ülke" anlamında "Ur-Artu" diyorlardı. Urartular ise baş tanrılarına göre kendilerini "Khaldi" diye anıyorlardı. Eski Van (Tuşpa) şehrini merkez edinen Urartulardan Kral II.Sardur (M.Ö. 753-735), Çıldır Gölü güneybatısındaki Taşköprü Köyü kayalığına kazdırdığı buraların fethini anlatan yazıtında, Çıdır-Ardahan ve çevresini, "Ukhiemani" beyliğinden aldığını anlatır. Başka bir yazıtında da Çoruh Irmağı boyunda (Bayburt'tan Batum'a kadar, Artvin ve Ardanuç dahil) “Kulki” adlı güçlü bir kavmi yendiğinden bahseder. II.Sardur'un yazıtlarında yer alan her iki kavimde, Aryani (Ortaasya) kökenli kavimlerdir.
II. Sardur'un oğlu Kral I. Rusa/Ursa (753-713) zamanında, Kafkaslar ve Karadeniz’in kuzeyinde M.Ö.2000 yılından beri yaşayan ve sonraki Hazar ve Bulgar Türklerinin mensubu bulunduğu "Kıpçaklar"ın ataları olan "Kimmerlerin" ülkesi, aynı soydan gelen "Sakalar"ın akınına uğramıştı. Saka (İskit) Türkleri M.Ö.720 yılında Kimmerlerin doğu Kolunu Kafkas sıradağlarının güneyine sürdüler. Sarı saçlı, kumral, gök gözlü Kuman/Kıpçak tipinde olan Kimmerlerin İskit Türklerinin önünde Kür, Çoruh, Aras ve Yukarı Fırat ırmakları boyuna yayılarak yerleşmeleriyle Ardahan’ı da içerisine alan bölgede Türklük hayatı başlamış oldu.(M.Ö.720)
İlk olarak yunanca yazılıp M.S.V.Yüzyılda Gürcü diline çevrilen "Kartlis-Çkhovreba" adlı tarihin başlarında Kimmerlerin gelip Ardahan'ı da içerisine alan Kafkasların güneyine hakim oluşlarını anlatır. Makedonyalı İskender'in ordusuna karşı koyan "yaman Savaşçılar" dediği Kimmerlerin Ardahan civarındaki "Kamara Dağı” civarında verdikleri mücadeleyi yücelterek anlatır.
M.S. 680 yılında İskit Türkleri, hükümdarları Bartatua öncülüğünde çok kalabalık göçler halinde Kafkas geçitlerini aşarak, itaat etmeyen Kimmerleri Kızılırmak boylarına kaçırttılar.
İskitlerin hükümdarı Kışlık başkent yaptığı Kür'e sağdan karışan Terter çayı boyundaki Partav veya Barda şehrine adını vermişti. Sakalar'ın bütün Kür, Aras ve Çoruh bölgesine olan hakimiyetleri Heredot Tarihinde Türklerin hakimiyeti diye gösterilmektedir. Ayrıca Bölgenin Ardahan Sancağı kesiminin "Bun-Türkler" (Otokton-Yerli Türkler) tarafından idare edildiğini yazmaktadır.
Bartatua'nın oğlu (Bazı kaynaklara göre torunu) İlk Türk Cihangiri Afrasyab ünvanlı Alp-Er Tunga olup Karpat dağlarından Doğuda Çin'e kadar Doğu Avrupa ile Asya’ya hakim olmuştu. Çinlilerin "Su" Hintlilerin "Sakya", Heredot Tarihinde "Basilik" Ermeni ve Süryani kaynaklarının
"Si-Unik"dedikleri Saka-İskit Türklerinin Ardahan Sancağı kesimine yerleşen Urugları şunlardır:
1.Merkezi Lorı/Loru Kalesi olan Borçalı kesimi
2.Bir güçlü oymaktan adını aldığı anlaşılan "Artahanlar" (Bugün halk arasında ve Osmanlı resmi belgelerinde belirtilen :Küçük Ardahan/Göle, Büyük veya Kara Ardahan ve Meşe Ardahan /Hanak Kesimi)
3.Çıldır Gölü ve Ahılkelek ile Ahıska kesimini içine alan ve "Çav"lar anlamına gelen eski-Türkçe bir ad ile anılan oymak. (Çin-Çavat kelimesi Katip Çelebinin Cihannüma isimli eserinde de geçmekte olup bugün bile yörenin yerli halkını belirtmek için kullanılan bir kelimedir. Anlamı Çin Türkistan’ından gelme demektir)
MS 1080
1124 yılında Kıpçaklar Erzurum’da ki Saltuklu Emirliğine bağlı Çavaket’ten (Ardahan ve Artvin kesimi dahil) İspir’e kadar hudut sayılan yerleri alıp buralara yerleştirildiler. Böylece 1118 ve müteakip yıllarda gelip yerleşenlere eski Kıpçak, 1195 ve sonrasında gelenlere ise yeni Kıpçak denmeğe başlandı. Bu çağda Ardahan-Ahıska Kıpçaklarının beyi “Beka” (Türkçe Böke/Ejder) Çaksu’da oturuyordu.
1225 yılında Harezmşah Celaleddin Mengüberti, komşu Müslüman ülkelere akınlar yaparak çok zararlar veren Apkaz-Gürcistan ordularını Haziran 1225’te Revan’ın güneyinde Gerni’de yenmiş ve Ardahan ile Kars’ı almıştı.
1239’da Moğol Cengiz İmparatorluğunun İran Genel Valisi Baycu Noyan Ardahan’ı da içine alan bütün Aras ve Kür boylarını fethedip Cengiz imparatorluğuna tabi kıldı. 1243 Kösedağ savaşında yaralılığı görülen Sargis’e Ardahan ve Ahıska hakimliği verildi.
1267 İlhanlı Abaka Han, kardeşi ile girdiği taht mücadelesinde çok yaralılık gösteren Çaklı baba Sargis’e Ardahan ve Ahıska valiliğini verdi. Buralara Atabeklik ülkesi denmeye başlandı. Atabeklik ülkesinde yazı dili Kartvelce, konuşma dili ise Türkçe olarak devam etti. (Bügünde Ahıska, Posof ve Şavşat ağzı dediğimiz; ban/ben, san/sen, babay/baba, anay/ana vs. gibi yüzlerce Kıpçak ağzı sözleri öteden beri buralarda kullanılmakta ve başka bir dil bilinmemektedir.
1334’te I. Beka’nın torunu I. Korkore Atabek ünvanını alarak İlhanlılar ve Celayirlılardan sonra Karakoyunlular’a tabi oldu. Böylece Ardahan ve çevresinde Karakoyunlular dönemi başlamış oldu.
1386’da Kars’ı uzun ve zorlu bir kuşatmadan sonra alabilen ve aldıktan sonra yağma ettiren Timurhan ordusuyla Tiflis’e giderken Ardahan’da bulunan Kıpçaklı Atabekler de ona tabi oldu. 1405’te Timur’un ölümünden sonra Atabekler ülkesi yine Karakoyunlular’a tabi oldu. O zaman Ardahan ve çevresi Nahçıvan valiliğine bağlı olduğundan buraların haracı oraya ödeniyordu.
1463’te Karakoyunlular kendilerini sıkıştıran Apkaz karalına karşı Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’dan yardım istediler. Uzun Hasan Temür bek idaresindeki bir orduyu yardıma gönderdi. Karakoyunlular, Akkoyunlular’ın yardımıyla düşmanlarını mağlup ettiler ve Ardahan dahil idarelerindeki yerler Akkoyunlular’a tabi oldu.
1472 yazında Akkoyunlular’a itaatten çıkan Atabek-Bahadur ile Kartli kralı ülkesine sefer eden Uzun Hasan, Ahıska ve Tiflis’i alıp, iki ülkeyi de Tiflis’e tayin ettiği kendi valisine bağladı. İşte bu sırada Ardahan Türkmanları denilen ve çoğu yaylakçı ve kışlakçı olup, giyimleri, kuşamları ve dokumaları ile, Oğuz töre ve geleneğini yaşatan, Hanak-Damal/Meşe Ardahan’da ki Türkmenler, Uzun Hasan tarafından Maraş-Altı’ndaki yerlerinden getirtilerek, hudut korucusu olarak buralara yerleştirildiler.
1477 Yılındaki Akkoyunlu seferi tesiriyle, Yukarı Kür ve Çoruk boylarındaki Kıpçaklı Atabekler ülkesi, Çaklılar sülalesi elinde beş beyliğe bölündü.
1) Merkezi Ahıska olup; Azgur, Altunkale/ Edigön/ Koblıyan, Poskhov ve üç Ardahan’ı da içine alan anakol Samçhike
2) Merkezi Çıldır Akçakalası olup; Ahalkeleki de içerisine alan Çavaket,
3) Merkezi İmerhev olup yukarı Acara’yı da içine alan Şavşet-Maçakhalet,
4) Merkezi Ardanuç olan ve Artvin, Borçka ve Gönyeyi içerisine alan Kalarçet,
5) Merkezi Oltu olan ve Şenkaya, Bardız ve Narman’ı ihtiva eden Tao.
1479’da bu beş Atabeklikten üçüncüsü Fatih döneminde Osmanlı Devleti’ne bağlandı. Trabzon sancağına bağlanan bu Atabekliğin halkı da gönüllü Müslüman olmaya başladı.
1514 yılında Yavuz Sultan Selim Çaldıran seferine giderken Çıldır’dan İspir’e kadar olan yerlere hükmeden Akkoyunlu Mirza Çabuk Bey sefer gidişi ve dönüşü esnasında Osmanlı ordusuna önemli ölçüde iaşe yardımında bulundu.
1551’de Erzurum Beylerbeyi Sarı İskender Paşa ordusuyla Şah Tahsmab’a bağlı Atabek II. Kayhosrov’un ülkesine yürüdü. 13 Mayıs’ta Ardanuç fethedildi. Ana koldan ilerleyen Paşa Göle, Hanak, Ardahan ve Hoçuvan kesimlerini alarak, Osmanlı hududunu Çıldır ile Poskhov’da Kısır ve Ulgar dağlarına dayadı.
Atabekler hükümetinin son yurdu III.Sultan Murad çağında Safevi-Osmanlı savaşları sonucunda Osmanlı devletine bağlandı. Göle ve Hoçuvan’a Diyarbekir’den getirilen Osmanlı Devletine sadık Kürt aşiretleri yerleştirildi. Bu aşiretlerin kökeni de anonim Oğuz kaynakları Şerefname ve İskendername’ye göre Oğuzlara dayanmaktadır.
8 Ağustos 1578’de yüzbin kişilik ordu ile Ardahan’dan çıkan Serdar Lala Mustafa Paşa, İran’ın Çıldır hududundaki Begrehatun düzünde konakladı. Bu sırada İranlıların hakimiyetine yüz çeviren ve iki oğlu ile Altun Kal’a hakimesi olarak Edigön’de bulunan, Atabek II.Khoshorv’un ölümüyle dul kalan İmed Hatun’un elçisi ve itaatnamesi serdar’a ulaştı. Serdar’ın emriyle o gün şafakla Poskhov’a giren Ardahan Sancakbeyi Abdurrahman,Vale kalasınıda savaşsız fethetti
9 Ağustos 1578 sabahı hududu geçip Şeytan Kalesi’ni de topla alan Osmanlı Ordusu ilerlerken, geceden pusuya yatmış kalabalık İran ordusuyla Çıldır gölünün kuzeyindeki düzlükte kanlı bir savaşa girdi. Muharebeyi Osmanlı ordusu kazandı. Çıldır meydan muharebesi 1514 Çaldıran Savaşından beri İran’la Yapılan ikinci muharebe idi. Aynı gün Abdurrahman beyin Ardahan Sancağındaki askerleri Ahıska, Tümük, Hırtıs ve Ahılkelek kalelerini işgal etti; Çıldır Akçakale’si de alındı. Lala Mustafa Paşa itaat edip Müslüman olan İmed Hatun’un oğluna kendini hatırlasın diye Mustafa adını verdi. Anadilleri temiz Türkçe olan Atabekler Ülkesi halkı Müslüman oldu. Bundan sonra kurulup gelişen Ahıska ve Ardahan medreselerinden birçok şairler, bilginler, paşalar yetişti. Çıldır Eyaleti 1647’de Evliya Çelebinin tanık olarak belirttiği gibi, Anadolu’nun İran hududunda erler yatağı olarak serhadlık etti. Bu durum 1828 deki Rus istilasına kadar sürdü.
MS 1064-1578
1068 güzünde iç karışıklıkları yatıştıran Sultan Alparslan, II.Batı Seferine çıkarken, barışı bozup Bizans’ın kışkırtmasıyla akınlara başlayan Apkaz-Kartli kralı IV.Bagrat’ın ülkesine yöneldi. Tiflis’i Caferoğulları Emirliğinden alıp, orada kışladıktan sonra 1069’da karlar erirken ordusuyla Ardahan’a geldi. Buradan kuzeyde Meşe Ardahan/Vardosan (Yamaçyolu) çevresine gelince (bugün halkın Camuşkıran Fırtınası dediği) “abrelin beşi” 18 nisan günü çıkan kar fırtınasında çok zorluk çekildi. Selçuklu kaynakları bu bölgeyi şöyle tanıtıyor. “Kenan oğlu Nemrud’un sakin olduğu ve oradan kule yaparak göklere çıkmak istediği memleket (Yani Uğuz efsanesinde de adı geçen Hanak kesimi) alınarak harap edildi. Onun doğu yanındaki memleketide (Büyük Ardahan) alarak, burada bir mescit yaptıran Sultan, 1069’da (Mayıs ortasına yakın) IV. Bagrat’ın barış isteğini kabul edip onu tekrar haraca bağladıktan sonra, Gence zerinden İran’a döndü.
1075 yılında Kutalmışoğlu Süleymanşah İstanbul’un yanı başındaki İznik şehrini alarak Türkiye-Selçuklular’ı Devletini kurdu. Kısa bir zaman sonra ihtilaller ile bunalan Bizans’ın içişlerine karışacak ve onlardan haraç alacak güce erişti. Bu sırada Aras ve Ardahan’ı da içine alan Kür boyları da yeni Türkmen göçleri ile doluyordu. Aynı dönemde, güçlenen Apkaz-Kartli kralı II. George Kars ile Meşe Ardahan’ı geri almıştı. 1080 yılında Sultan Melikşah Danişmendli Emir Ahmet Başbuğluğunda bir orduyu buraya göndererek bir yıldır işgal edilen Kars ve Meşe Ardahan’ı geri aldı.
Apkaz-kartli kaynağı “Kartlis-Çkhovreba”da Ardahan sancağının bütününün fethedildiği Kol zaferini müteakip, bu yerlere Türkmen göçlerinin gelip yerleşmeleri şöyle anlatılıyor:
“Bu sırada Anadoluya Turki-Koçevniki göçebeler ve sürüleriyle yerleşmeye giden iki büyük Emir, yollarını değiştirip Çekirge gibi ülkemize yayılıp, işgal ettiler. Savşet, Acara, Samçikhe (Ardahan, Posof, Ahıska, Ahılkelek ve Çıldır çevresi) hep Türklerle doldu. Dağlara, Mağaralara kaçan Hrıstiyan ahali giderek azaldı; Kilise ve Manastırlar sahipsiz kaldı İKLİM DURUMU Yörenin yüksek olması ve yüzey şekillerinin değişkenlik göstermesi dolayısıyla İl genelinde karasal iklim hakim olup, kışlar uzun, sert ve kar yağışlıdır. Yıllık ortalama sıcaklığı 5 0C’nin altında olup, kışın –30 0C’nin altına iner. Türkiye’nin kuzeydoğusunda yer alan Ardahan’a yılda ortalama 500 mm yağış düşer. Sonbaharın ilk soğukları eylül ayının sonunda başlar, ilkbaharda mayıs ayının ortalarına kadar devam eder. İlin batı ve kuzeyinde daha çok Karadeniz ikliminin özellikleri görülür. Bu özellik bitki örtüsünde de kendini gösterir. Batı ve kuzeyde özellikle Posof ilçesi ile Artvin’e komşu olan yörelerde ormanlıklar ve çalılar yer alırken diğer yerlerde çayır ve meralar yaygınlık göstermektedir. Göle ovasında kışlar ağır geçer. Bu saha Türkiye’nin en soğuk yerlerinden sayılan Sarıkamış’a oranla daha soğuktur. Her tarafı yüksek dağlarla çevrilmiş çanak biçimindeki ovada kışın hava akımı az olur. Bu durumda soğuyan ve ağırlaşan hava aşağıya doğru hareket eder ve sıcaklık kaybına uğrayarak dondurucu bir hal alır. Böylece Toprak örtüsü ve bataklıklar donar. Ovayı kuşatan ve biraz esinti gören dağların yamaçları daha az soğuktur. Kış aylarında bazen ovanın içerisini kalın bir sis tabakası örter ve etrafında ki dağlardan bakılınca burası adeta bir deniz gibi gözükür. Bu ovaya kışın en soğuk rüzgar kuzeybatıdan gelir ve buna "Ardahan Yeli" denir. Etrafı dağlarla çevrili olan ve ortalama 900 m yükseklikte bulunan Posof İlçemizde ise Doğu Karadeniz ikliminin sert şekli hüküm sürer. Burada mikro klima tipi iklim hakim olup, kışlar yağışlı, yazlar ise sıcak geçmektedir. Bu iklimin en belirgin özelliği yağışlarıdır. Bu alana her mevsimde yağış düşer. Sahada altı ay kış mevsimi yaşanır. Bu esnada yağışlar hep kar halindedir ve boldur. Mayıs'a kadar kar yağdığı da olur. İlkbaharda ve sonbaharda sisler oluşur. Yaz mevsimi esnasında yağmur eksik olmaz. Sıcaklık yağışlardan ve havanın sık sık bulutlu kalışından etkilenir. Yaz mevsimi adeta bir ilkbahar serinliğindedir. Durum böyle olunca buralarda geniş ormanların varlığı kendiliğinden oluşur. Açık kalan yerler ve vadiler devamlı bir yeşillik içerisindedir. ARDAHAN İLİ BAŞLICA İKLİM VERİLERİ (10 YILLIK ORTALAMA) AYLAR Ortalama Yağış mm. Ortalama Sıcak. C Ort.N.Nem % Mak.Sıc. C Min.Sıc. C OCAK 34.4 -10.3 76.3 5.4 -28.2 ŞUBAT 19.7 -11.0 77.6 4.0 -26.1 MART 29.2 -4.9 79.2 7.6 -22.0 NİSAN 51.2 4.0 73.0 16.0 -8.9 MAYIS 74.3 9.5 70.2 25.5 -2.1 HAZİRAN 98.2 12.4 74.2 26.1 -1.5 TEMMUZ 46.2 16.1 73.8 29.0 1.0 AĞUSTOS 49.0 16.7 68.8 29.3 3.9 EYLÜL 35.7 11.1 67.3 28.0 -2.3 EKİM 31.1 7.0 71.3 23.3 -5.8 KASIM 26.9 -0.9 87.3 13.4 -11.4 ARALIK 31.4 -7.8 67.3 6.9 -29.3 (Yıllık ort.) 43.9 5.3 73.8 17.7 -11.8 Ardahan İlçeleri
Damal İlçesi : Damal:Ardahan merkezinden yaklaşık olarak 42 km uzaklıkta olup ulaşım kara yolu ile sağlanmaktadır. Coğrafi Durumu : Damal kuzey de Posof, doğu da Gürcistan ve Çıldır, güney de ve batıda Hanak ile komşu olup toplam 74 Km kara sınırına sahiptir. İlçenin toplam yüz ölçümü 329 km² olup, rakımı 2.000 metredir. Arazi plato görünümünde olup, İlçenin bitki örtüsü ilkbahardan sonbahara kadar yeşil çayır görümündedir. Yörede karasal iklim hüküm sürer, yağış ülke ortalamasının altındadır. Sıcaklık kış mevsiminde eksi (-) 30-35 dereceye kadar düşer. Yazları serin, kışları ise soğuk ve yağışlıdır. İlçe sınırlarında Çikora Suyu ve Bağırsak Çayı adında iki akarsu bulunmaktadır. İdari Yapı : İlçe Cumhuriyetin kuruluşundan sonra nahiye olarak sırasıyla Posof, Ardahan, Hanak, ilçelerine bağlı kalmıştır. Ardahan’ın İl olması ile birlikte İlçe yapılarak idari bakımdan Ardahan’a bağlanmıştır. İlçenin 12 köy ve 3 mahallesi vardır. Nüfus: İlçenin toplam nüfusu 8.677’dir. İlçe merkezinin nüfusu 2.571, köylerin nüfusu ise 6.106’dır. Damal’da km2 ye 26 kişi düşmekte olup, yıllık nüfus artış hızı % -16,19’dur.
Posof İlçesi : Posof Ulaşım: Ardahan Merkezden yaklaşık 85 km uzaklıkta olup sadece kara yoluyla ulaşım sağlanmaktadır. Coğrafi Durumu : Posof Ardahan’ın kuzey kısmında yer alıp deniz seviyesinden 1.583 metre yükseklikte ve 623 km2 yüz ölçüme sahiptir. Akarsu olarak sadece ilçenin Ardahan tarafından girişinde Posof Çayı bulunmaktadır. Engebeli bir arazi üzerine kurulmuş olan Posof’ta iklim olarak Ardahan yöresinin Karasal ikliminden çok Karadenizin ılıman iklimi hakimdir. Yılın büyük bölümünde yüksek kesimlerde kar hakimdir. İlçe güney ve doğusunda 2.540 rakımlı Ilgar Dağı Batısında Arsiyan (Göze ) Dağı, Kuzeybatısında 3.500 rakımlı Gırma (Til) Dağı arasında kalan vadide konuşlandırılmıştır. Bölgedeki diğer yerleşim birimlerinden daha sıcak bir iklime sahip olan İlçede yer yer sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır. İdari Yapı : Posof’un bir İlçe Belediye Başkanlığı ve 49 Köyü bulunmaktadır. Nüfus: İlçenin toplam nüfusu 12.729’dur. İlçe merkezinin nüfusu 2.555, köylerin nüfusu ise 10.174’tür. Posof’ta km2 ye 20 kişi düşmekte olup, yıllık nüfus artış hızı % -20,22’dir.
Göle İlçesi : Göle:Ardahan merkeze yaklaşık olarak 45 km uzaklıkta olup kara yolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Coğrafi Durum : İlçemizin yüzölçümü 1400 km2 olup, denizden yüksekliği 2.030 metredir. Arazinin % 81’i orman örtüsü ile diğer kısımları ise çayır ve mera ile kaplıdır. Kışları uzun ve sert, yaz mevsimi ise çok kısadır. İlçenin güneyinde Allahuekber dağları uzanır, İlçe kuzeyinde Ardahan İli, Doğusunda Kars İli Batısında Erzurum İli ile sınırdır. İdari Yapısı : 1992 yılına kadar Kars İline bağlı olan İlçe Göle Ardahan’ın İl olmasından sonra Ardahan’a bağlanmıştır. Göle 1 İlçe Belediyesi, 1 belde belediyesi, 4 mahalle ve 53 köyden ibarettir. Nüfus: İlçenin toplam nüfusu 37.814’tür. İlçe merkezinin nüfusu 10.478, köylerin nüfusu ise 27.336’dır. Göle’de km2 ye 27 kişi düşmekte olup, yıllık nüfus artış hızı % -15,79’dur.
Çıldır İlçesi : Çıldır:Ardahan Merkeze uzaklığı yaklaşık olarak 50 km uzaklıkta olup ulaşımı kara yolu ile yapılmaktadır. Coğrafi Durumu : Çıldır İlçe merkezi, ortalama 1950 m. yükseklikte düz bir alana kurulmuş, köyleri ise kısmen düz, kısmen de engebeli araziler üzerine kurulmuştur. İlçenin toplam yüzölçümü 752 km2 dir. İlçe sınırlarında bulunan göllerden Çıldır Gölü 120 km², Aktaş Gölü ise 27 km2 alana sahiptir. Bu göllerden Aktaş Gölü’nün yarısı Gürcistan sınırlarında kalmaktadır. Bölgenin en yüksek dağı Keldağ ve Gökdağdır. Her iki dağın yüksekliği de 3000 m. civarındadır. İlçe sınırlarından Kura ve Karasu akarsuları geçmektedir. Çıldır İlçemiz sınır komşularımız olan Gürcistan ile 66 km, Ermenistan ile 13 km sınır uzunluğuna sahiptir. İdari Yapı : Çıldır İlçesi 25 Şubat 1921 yılında düşman işgalinden kurtarılarak Türk topraklarına katılmış olup, Kars İline bağlı İlçe statüsünü almıştır. Daha sonra Ardahan’ın İl olması Ardahan’a bağlanmıştır. İlçenin Merkez Belediyesi ve Aşıkşenlik Belediyesi olmak üzere 2 adet belediyesi, 35 köyü vardır. Nüfus: İlçenin toplam nüfusu 14.869’dur. İlçe merkezinin nüfusu 2.415, köylerin nüfusu ise 12.454’tür. Çıldır’da km2 ye 20 kişi düşmekte olup, yıllık nüfus artış hızı % -22,27’dir.
Hanak İlçesi : Hanak:Ardahan merkezden yaklaşık 30 km uzaklıkta olup ulaşım kara yoluyla yapılmaktadır. Coğrafi Durum : Hanak’ ın Doğusunda Çıldır ilçesi, Batısında Artvin İli, Kuzeyinde Damal İlçesi Güneyinde ise Ardahan İli ile çevrili olup, ilçemizin Batısında Cin Dağı, Doğusunda Yelatan Dağı ve Oğuz yaylaları yer almaktadır. Yüzölçümü 547 km2 olan İlçede Cin dağlarından çıkan ve ilçeyi geçen Hanak Çayı bulunmaktadır. Rakımı ise 1800 Metredir. İdari Yapı : İlçenin biri merkez diğeri belde belediyesi olmak üzere 2 belediyesi ve 28 köyü bulunmaktadır. Nüfus: İlçenin toplam nüfusu 14.873’tür. İlçe merkezinin nüfusu 4.432, köylerin nüfusu ise 10.441’dir. Hanak’ta km2 ye 27 kişi düşmekte olup, yıllık nüfus artış hızı % -26,72’dir Şekilleri ve Bilgileri
Akbaba Dağı : [Dağ] , AKBABA DAĞI3126 m yükseklikte olup yöremizin 3. büyük dağıdır.Çıldır İlçemizde bulunmaktadır.
Ayı Gölü : [Göl] , AYI GÖLÜ : Arsiyan Dağı ile Cin Dağı arsında yer alıp 0,5 km2 kadar bir alana sahiptir
Ortakent ( Büyük Nakala) Mağaraları : [Mağara] , Ortakent ( Büyük Nakala ) Mağaraları Hanak İlçesi' nin 10.km. kadar doğusunda yer alan Ortakent (Büyük Nakala) Nahiyesi' nin yaklaşık 7-8 km. güneyinde bulunmaktadır.
Posof Deresi(ildeki uzunluğu) : [Çay] , Posof Deresi:19km uzunluğunda 5,31 Derinliğinde Posof ilçesinden başlayarak Ülke dışına çıkar
Hanak Suyu : [Çay] , Hanak Suyu: 11 km uzunluğu Debisi :1.45
Çıldır Gölü : [Göl] , Çıldır Gölü:Doğu Anadolu’nun bölgesinin Van Gölünden sonra en büyük gölüdür. 115 km2 olan bu göl, Kısır dağı ile Akbaba Dağı arasında yer almaktadır.
Ardahan Platosu : [Plato] , İlin orta kesimindeki yüksek düzlükler Ardahan Platosu olarak adlandırılır. Platonun deniz seviyesinden yüksekliği 1800-2000 m. arasında değişir
Allahuekber Dağı : [Dağ] , ALLAHÜEKBER DAĞI 2919 m Göle İlçemizin en yüksek dağıdır.
Kura(Kür) Nehri : [Nehir] , KURA (KÜR) NEHRİ : Yurdumuzdan Doğu Anadolu bölgesinden doğup Azerbaycan topraklarında Aras ırmağı ile birleşerek Hazar denizine dökülen akarsuyun toplam 1515 km. olan çığırının 189 km’lik bölümü Türk
Arsiyan Dağı : [Dağ] , ARŞİYAN DAĞI:3160 m POSOF İlçemizin en yüksek dağıdır.
Kayınlık Dere : [Çay] , Kayınlık Deresi:16 km uzunluğunda Debisi :1,70Balçeşme köyünün 1 km mansabından başlayıp Fatmaçayır deresinin birleştiği yerde biter
Davar Gölü : [Göl] , DAVAR GÖLÜ : Posof İlçemizin batısında Hırkat dağının kuzey tarafında 3 dekar genişliğindedir. Gölde balık bulunmamaktadır.
Ilgar Dağı : [Dağ] , ILGAR DAĞI: 2418 Posof İlçemizin 2. en yüksek geçididir.
Kısır Dağı : [Dağ] , KISIR DAĞI: 3197 ARDAHAN Yöremizin en yüksek dağıdır.
Türkmen Deresi : [Çay] , Türkmen Deresi:14 km 1,40 Derinliğinde Gedik Köyünün 1,5 km kuzeyinden başlar ve Göle’nin Sormi deresi 3 km kuzeyinde biter
Yalnızçam Dağı : [Dağ] , YALNIZÇAM DAĞLARI: 2715 m İl Merkezine yaklaşık 15 km uzaklıkta olup eteğinde kayak merkezi bulunmaktadır.
Övündü (Vaşlop ) Mağaraları : [Mağara] , Övündü Mağaraları: Çıldır' a bağlı Kurtkale nahiyesi' nin l km. doğusundaki Övündü Köyü' nün yaklaşık 250-300 m. güneyindeki kalker kaya kütlesine oyulmak suretiyle yapılmış iki grup mağara.
Aktaş Gölü : [Göl] , AKTAŞ (HOZAPİN) GÖLÜ : Çıldır ovasının kuzeybatı kesiminde 22 km2’ kadar bir alan kaplayan Aktaş (Karsak, Hozapin) gölünün yarısı ülke sınırları içerisindedir. Yüksekliği 1794 m. olan göl kapalı bir h
Kanlı Göl : [Göl] , KANLIGÖL : Posof İlçemiz Eminbey (Cilvana) köyünün batısında Zendar ve Civantel köyleri arasında sekiz dekar (8.000 m2) kadar bir alanı kaplamaktadır.
Ayaz Gölü : [Göl] , Ayaz Gölü: Posof İlçemizde Eminbey (Cilvana) köyünün hemen doğusunda 10 dekar genişliğinde küçük bir düzlüğün ortasında ve 20-30 m. derinliktedir. Gölde balık bulunmamaktadır
Kür Çayı : [Çay] , Kür Çayı51 km10,19 DerinliğindeTellioğlu köyünün 1 km mansabından başlayıp Fatmaçayır deresinin birleştiği yerde biter
Akçakale Adası : [Ada] , Akçakale Ada Şehri Kalıntıları: Çıldır Gölünün içerisinde yer alan Akçakale Adası, doğal güzellikleri yanı sıra, birinci derecede Arkeolojik sit alanıdır.. Firma Rehber Sitesi , En İyi Firma Rehberi Sitesi , Ücretsiz Firma Kaydet , Firma Rehber Listesi , Ücretsiz Firma Kayıt Sitesi , Yeni Firma Ekle , Ücretsiz Firma Tanıtım ,Firma Ekle , Ücretsiz Firma Kayıt , Firma Ekleme , Şirket Ekle , Bedava Firma Kaydet , Dizin Ekle, Toplist Ekle , Dizin Siteleri , Dizin ekleme , toplist ekleme , Firmanızı Ücretsiz Ekleyin , Ücretsiz Firma Ekle , Şirket Kaydet Firma haberleri
Rüyada Bacak Kırılması Görmek
Rüyada bacak kırılması görmek, her zamankinden daha güçsüz ve yalnız hissedilecek bir dönem geçirileceğini, bu süreçte yakın kişilerin bazı yalanlarına şahit olarak güvensizlik duygusuna kapılacak olan rüya sahibinin içine kapanacağını tabir eder. Tanıdığı biriyle ya da akrabasıyla ortak iş kuranların, bu kimseler tarafından yalnız bırakılacaklarını, tüm iş yükünü sırtlamak zorunda kalacakları için hem fiziki, hem de ruhen yorgun olacaklarını bildirir. Aksaklıkları haber veren bir rüya olduğu için kişinin bu dönemde herhangi yeni bir atılım yapmasının, ticaretle uğraşanların paralarını başka bir işe yatırmalarının kazançtan çok zarar getireceğini ifade eder. Sorunların çözülmesini bekleyip, daha net bir görüş elde ettikten sonra planları hayata geçirmek gerektiğine vurgu yapar ve kişinin en çok kendisine güvenmesi gerektiğini hatırlatır.

Rüyada Bacak Kopması
Çok güvenilen, sevilen birinden görülen umulmadık hareketler neticesinde bu kişiyle olan tüm bağların sona erdirilmesi anlamına gelir. Zihinsel gücün zayıflayacağı, ruhen karamsar bir duruma girileceğini bildirir. Yaşanan aksiliklerin ve haksızlıkların kişinin psikolojisi üzerinde olumsuz etkiler bırakacağını, bir süre bu durumu kabullenerek yaşamak gerektiğini işaret eder. Aynı zamanda kişiye yalan söyleyen bir arkadaşın varlığını bildirir ve bu kimseyle görüşmeyi kesmenin en doğrusu olduğuna vurgu yapar.

Rüyada Takma Bacak Görmek
Bazen kişiye çok kötü gelen olayların aslında içinde hayır barındırdığını görmek gerektiğini hatırlatır ve en karanlık, en koyu zamanlarda dahi rüya sahibinin kalbini ferahlatacak gelişmeler yaşanacağını, umudunu tazelemesine yardımcı olacak dostları olacağını bildirir. Yeniden güçlü hissetmek, yaşanan olumsuzluklardan gereken dersleri çıkarıp hayata dört elle sarılıp daha doğru şekilde hareket etmek manasındadır.

Rüyada Bacak Kırılmasının Psikolojik Yorumu
Terk edilmek veya yalnız bırakılmak gibi durumlarda kişinin kendisini eksik, yetersiz hissetmesine yorumlanır. Genellikle geçmişte yaşanmış bu tip olaylar yüzünden kişi başına gelen her olumsuzluğun sebebini bu olaylara yaslayarak kendini rahatlatmaya çalışır.
Yeni iPhone'ların tanıtılacağı tarih açıklandı
Apple’ın iPhone 1 serisini ve Apple Watch 5 akıllı saatini tanıtacağı etkinliğin tarihi belli oldu. 10 Eylül 2019 tarihinde ülkemiz saati ile 20.00’da merakla beklenen etkinlik başlamış olacak.
Apple’ın yıl içerisindeki en büyük etkinliği olarak gösterilen ve sonbahar başlarında yapılan iPhone tanıtım etkinliğinin tarihi belli oldu. iPhone 11 serisi resmen 10 Eylül 2019 tarihinde tanıtılıyor. İPHONE 11 ETKİNLİĞİ NE ZAMAN?

Apple’ın dağıtmaya başladığı davetiyelerde 10 Eylül tarihi ve yerel saatle 10.00 görülüyor. Basın etkinliği yeni Apple kampüsündeki Steve Jobs salonunda gerçekleştirilecek. Ülkemizde ise 20.00’da başlayacak. Etkinlik mottosunda By Innovation Only ifadesi kullanılıyor ve yeniliğe vurgu yapılıyor.

Bu yıl ki etkinlikte Apple’ın iPhone 11 serisi, A13 Bionic yonga seti ve yeni Apple Watch akıllı saatini tanıtması bekleniyor. Her ürün bir önceki nesle göre önemli geliştirmelere sahne olacak.

iPhone serisinde bu yıl iPhone 11, iPhone 1 Pro ve iPhone 11 Pro Max şeklinde bir isimlendirme yapılması bekleniyor. Sırasıyla iPhone Xr, iPhone XS ve iPhone XS Max modellerinin yerini alacaklar.

Yeni seride arka üçlü kamera ve kare şeklindeki kamera yuvası dikkat çekici yeniliklerden birisi olacak. 12MP çözünürlükte ana kamera yanında 2x telefoto sensör ve 12MP ultra geniş sensör yer alacak. iPhone 11 modelinde ise ana kamera ve telefoto sensör bulunacak.

Diğer taraftan geliştirilmiş stereo ses kayıt sistemi, gelişmiş portre modu, kamerada Siri yapay zekâ desteği, daha iyi sahne algılama, daha gelişmiş Face ID yüz tanıma sistemi şeklinde yenilikler olacak. Apple A13 Bionic yonga seti ise performans anlamında çıtayı daha da yukarı çekecek.

Apple Watch 5 modelinin tasarım anlamında çok değişmeyeceği tahmin ediliyor. Biraz daha iyileştirilmiş işlemci ile birlikte watchOS 6 sürümünün getirdiği bağımsız uygulama mağazası, belirli uygulamaların doğrudan cihazdan çalıştırılması şeklinde yenilikler olacak.

Son olarak Apple’In 10.2 inçlik ekrana sahip bir iPad modeli hazırladığı ve 9.7 inçlik modelin yerini alacağı iddia ediliyor. Yine Apple TV+ konusunda da daha fazla detay açıklanacak.