yükleniyor…

Sümela Manastırı Nerede

KANALIMIZA ABONE OL

Sümela Manastırı Nerede
Sümela Manastırı, Trabzon’un Maçka ilçesinin Altındere köyündedir. Altındere vadisine hakim Karadağ’ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerine kurulmuş olan Sümela Manastırı, halk arasında “Meryem Ana” adıyla anılır.

Tepedeki inziva köşesi

Sümela Manastırı’nın Bizans İmparatoru I. Theodosius zamanında (375–395) Atina’dan gelen Barnabas ve Sophronios isimli iki rahip tarafından kurulduğu düşünülür. Sümela, manastır işlevini 1923 yılına kadar sürdürdü.

Yapı esas olarak ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazmadan oluşur. Bu yapılar topluluğu oldukça geniş bir alan üzerine yayılır. Manastırın girişinde su getirdiği anlaşılan büyük su kemeri yamaca yaslanmış durumdadır. Çok gözlü olan bu kemerin bugün büyük bir bölümü yıkılmıştır. Avlunun etrafındaki binalar içindeki dolaplar, hücreler, ocaklarda Türk sanatının etkileri de görülür.

Manastırın ana ünitesini meydana getiren kaya kilisesinin ve ona bitişik şapelin iç ve dış duvarlarını donatan freskler 18. yüzyılın başlarına tarihlenir. Bu fresklerde üç ayrı devirde yapılan üç tabaka görülebilir. Giriş Ücretlidir…

Sümela Manastırı Tarihçesi
Sümela manastırı tarihi eserler konusunda, tarihi dokusu ve kendisi hakkında ortaya atılan iddialarla oldukça önemlidir. Bu manastır, kurulduğu dönemden itibaren pek çok Ortodoks Hristiyanın aktif olarak kullandığı bir kilise haline gelmiştir. Bir dağın yüzeyine inşa edilmesiyle zaten yeterince ilginç olan Sümela manastırı, oldukça da geniş bir alanı kaplamıştır. İçerisinde ana kaya kilisesi, mutfak, misafirhane, bir kaç şapel, kütüphane ve öğrenci odaları bulunan manastırın giriş kısmında da bir su kanalı vardır. Manastıra su taşıdığı düşünülen bu yapının bir kısmı zamanla kırılmıştır.

Sümela manastırı zaten turizm açısından oldukça ilgi gören bir yapı olduğundan, özellikle yaz aylarında bölgeye tur şirketleri pek çok yerli yabancı turisti Sümela manastırı turları için getirmektedir. Dağda yolun belli bir kısmı araçlarda çıkıldıktan sonra manastıra yaklaşılan son süreçlerde dağda manastıra giden bir patikadan geçilmekte, son olarak da manastırın girişinde bulunan uzun ve dar basamaklar geçilerek manastırın içine ulaşılmaktadır.

Sümela manastırının geçmişi
Sümela manastırı tarihçesi özetlenirse, kilisenin kurulduktan sonraki 1000 yıllık sürecinde çeşitli iddiaların ortaya atıldığı ancak geçerlilik konusunda hiç bir kesinliğe varılamadığı belirlenmiştir.Bu yapı ilk olarak klasik bir mağara kilisesi şeklinde ortaya çıkartılsa da daha sonrasında manastır formuna doğru yöneltilmiştir.

Karadeniz’de yaşayan Rumların anlatmış oldukları efsaneye göre, Atina asıllı Barnabas ve Sophroinos isimli iki farklı keşiş, rüyalarında içerisinde Meryem Ana’nın bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu Sümela Manastırının yerini bilmeden görmüşlerdir. Sonrasında ikisi de birbirinden habersiz olarak burayı bulmak için yola çıkmış; denizleri aşarak Trabzon’a gelmişlerdir. Burada karşılaşan ikili, birbirlerine gördükleri rüyayı anlatarak Sümela Manastırı’nın inşasına başlamışlardır.

Bununla birlikte yer alan bir başka iddia ise, bu manastırın ilk kurulduğu zamanlarda kilise şeklinde kurulması sebebiyle içerisinde bulunan fresklerde sıklıkla Trabzon imparatoru 3. Alexios’un yer alması, bu kilisenin inşa edilmesi süresince asıl kurucu ismin 3. Alexios olması ihtimalinin üzerinde durulmaktadır.

Sümela Manastırı
Sümela Manastırı
Trabzon’da Gezilecek Yerler
Trabzon Tarihi ve Genel Bilgiler
Trabzon Tatil ve Eğlence Yerleri
SÜMELA MANASTİRİ
TRABZON
TRABZONDA GEZİLECEK YERLER

Denizli

DenizliNüfus: 950.557Yüzölçümü: 11.861 km2 Denizli TarihiDenizli yöresinin ilk ve en önemli yerleşim yeri Beycesultan Höyüğü ’dür. (Günümüzde Beycesultan, Çivril ilçesinin 5 km. kadar güneyinde Çivril –Denizli karayolunun hemen sağında yer alır.) Yerleşimin günümüzden 6000 yıl önce M.Ö. 4000 yıllarında Kalkolitik dönemle başladığı öngörülmektedir.Tarihi dönemlere gelindiğinde Denizli yöresinin bilinen ilk sakinleri Arzawalılar olmuştur. M.Ö 1200-1700 arası süren Karanlık Çağ’dan sonra yöreye Frigler hakim olmuşlardır. Xenephon’a göre Frigya’nın batı sınırlarındaki en önemli yerleşimlerinden biri Collosai (bugün Honaz) şehri idi. Friglerin yıkılmasının ardından bölge Lidyalıların eline geçmişti. Lidya Devletinin doğu sınırı ünlü Yunanlı tarihçi Heredot’a göre Karura adlı yerleşimdir. Karura şehri bugün Denizli’ye bağlı Sarayköy ilçesinde bulunmaktadır.Batı Anadolu bölgesi ve dolayısıyla Denizli yöresi M.Ö 129 yılında Romalılarca Asya eyaletine bağlanarak prokonsüllerce yönetilmeye başlanmıştır. Romalılar Asya eyaletindeki mevcut yolları ıslah edip yol akışını Bergama yönünden Efes ve Milet yönüne çevirdiler. Denizli Bölgesi doğu-batı yönünde önemli nokta haline gelmiştir.Roma Devleti’nin M. S 395 yılında ikiye ayrılması sonucu Anadolu Doğu Roma yani Bizans idaresi altında kalmıştır. Bizans Devleti zamanında Denizli yöresi Helenistik ve Roma dönemlerindeki önemini kaybetmiş ve bir süre sonra bölgeye gelen Türklerin eline geçmiştir.Denizli’de Türk HâkimiyetiTürklerin Denizli ile ilk ilişkileri 1070 yılında başlar. Büyük Selçuklu Beyi Afşin Bey yörenin en gelişmiş kentlerinden Honaz’ı aldıktan sonra Laodikeia’yı da yağma ederek istila hareketini Ege kıyılarına değin ilerletmiştir.Ancak bu istila hareketi geçici olmuştur.1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu baştanbaşa zapt edilmiş, bu arada Denizli çevresi de Kutalmışoğlu Süleyman’ın maiyetindeki Beyler tarafından fethedilmiştir.Denizli ve yakın çevresi 12. Yüzyılın sonlarına kadar Türklerle Bizanslılar arasında sürekli el değiştirir ve sonunda Selçuklu Sultanı I. Giyaseddin Keyhüsrev’in ikinci kez tahta çıkışıyla birlikte, 1206-1207’de tamamen Türklerin eline geçer.1176 Miryokefalon (Myriokephalon) Savaşı ile Selçuklu Ordusu Bizans Ordusunu yenmeyi başarmıştır. (Myriokephalon geçidinin Denizli’nin Çivril ilçesi yakınlarında olduğu ve savaşın burada cereyan ettiği görüşü birçok taraftar bulmuştur.) Bu tarihten sonra Türkmenler kitleler halinde Denizli il sınırına yığılmıştır.Denizli toprakları XIII. yüzyıl başlarından itibaren Selçukluların “uc” diye tanımladıkları sınır bölgesinin güneybatı kanadını oluştuyordu. Denizli toprakları bu dönemde çok büyük bir Türkmen nüfusuna sahiptir. Bu dönemde sadece Denizli bölgesinde 200.000 çadır (hane) Türkmen nüfusunun bulunması bize bu konuda fikir vermeye yeterlidir. Denizli Bölgesi bu yönüyle en yoğun Türkmen nüfusunun bulunduğu yer durumundadır.Beylikler Döneminde Denizli’de ilk Türk Beyliği 1260 tarihinde kurulmuş olup uzun ömürlü olamamıştır. Sahip Ataoğulları, Germiyanoğulları ve İnançoğulları Beylikleri yörede hâkimiyet kurmuşlardır.Osmanlı Devleti Döneminde DenizliDenizli ilk defa 1391 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Ancak 1402 yılında Ankara savasında Osmanlı Devleti’nin Timur tarafından mağlup edilmesi sonucu Denizli yeniden Germiyanoğlu Beyliği’ne verilmiştir.1429 yılında Denizli tüm Germiyan topraklarıyla birlikte Osmanlıların eline geçmiştir.Denizli Osmanlı yönetimine geçtikten sonra yöre ahalisinin büyük çoğunluğu kırsal kesimde yasamaya devam etmiştir. Kırsal nüfusun önemli bir bölümü aşiretler halinde göçebe olarak yasıyorlardı. Bunlara ait yer adları günümüze değin varlığını devam ettirmiştir (Avşar, Bayat gibi). Yerleşik olan kent nüfusu ise esnaf loncalarına bağlı olarak ticari faaliyetlerle uğraşmaktaydılar.İbni- Battuta seyahatnamesinde 1332 yılında uğradığı Denizli’de Ahi Sinan ve Ahi Tuman adlı iki ahi reisinden bahseder. Hatta bazı kaynaklara göre Ahi teşkilatının kurucusu olan Ahi Evran bir süre Denizli’de kalıp burada bahçıvanlık yapmıştır. Sosyal yönden Denizli 14. ve 15. yüzyıllarda doruk noktasını yaşamıştır.Denizli İdari Teşkilat TarihiOsmanlı Devleti idari bakımdan eyaletlere, eyaletler sancaklara, sancaklar, kazalara, kazalar nahiyelere taksim edilmiştir. Denizli yöresi 1429 yılında hakimiyetine girdiği Osmanlılar tarafından kazalar halinde coğrafi durumuna göre üçe bölünerek, üç ayrı sancağa bağlanmıştır.Asi Karaağaç’ın Hamid, Tavas’ın ise Menteşe sancaklarına bağlanmasına rağmen, bugünkü Denizli’nin büyük kısmını teşkil eden Homa, Işıklı, Çal, Baklan, Denizli, Honaz, Sarayköy ve Buldan Kütahya sancağına bağlanmıştır.Denizli kazasının idari yapısı ufak tefek değişiklerle 17. yüzyıla kadar devam etmiş, ancak bu yüzyılda Kütahya’da bulunan Anadolu Beylerbeyliği dağıtılınca Denizli toprakları Aydın Eyaleti topraklarına dahil edilerek bir değişim yaşamıştır.Denizli’de 1876 yılında ilk Belediye Teşkilatı kurulmuştur. 1883’te Sarayköy, Buldan ve Tavas İlçelerinin bağlanmasıyla “Sancak” haline getirilen Denizli, 1884’te Çal, 1888’de Acıpayam ilçelerinin katılımıyla Aydın’a bağlı mutasarrıflık, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla da 1923’te il olmuştur.Denizli Adının KökeniDenizli’nin eski adı “Ladik” ya da “Lazik” idi. Bu kelime Laodikeia kelimesinden gelmektedir ve Türkçe’de bir anlam ifade etmemektedir. Yukarı Menderes Vadisinde (bugünkü Denizli şehrinin 6 km kuzeyinde) bulunan Laodikeia şehrinin Türklere geçişi sırasında “Ladik” ismi de miras kalmıştır. Aynı mıntıkada bulunan Khonae-Honas, Khoma-Homa, Tabae-Tavas da bulunduğu gibi Laodikeia’da bu kaideye uygun olarak Ladik ismini almış ve Selçuklu kayıtlarına öyle geçmiştir.Ancak Selçuklu hakimiyeti ile birlikte şehrin bugünkü yerine taşınması neticesinde “Ladik” adının yanında “Toğuzlu” adı da kullanılmaya başlamıştır. “Toğuzlu” adının “Ladik” adıyla birlikte kullanılmasıyla bu kelimelere “Tonuzlu” ve“Tonguzlu” adları da eklenmiştir.Ünlü Seyyah İbn-i Batuta 1333 yılında ziyaret ettiği Ladik şehrine aynı zamanda “Donguzlu” dendiğini söylemektedir. Aşağı yukarı aynı yılları kaydeden Mesalik Ül-Ebsar’da “Tonguzlu” ifadesini kullanmıstır. 1350 yıllarına ait bir İlhanlı vergi kaydı ise “Tonğuzlu” diye yazar. Yine 1372 tarihli bir takvimde de “Tonguzlu” yazılışı görülmektedir. Timur’un resmi tarihçileri de “Donguzluğ” ve “Tenguzluğ” diye kayıtlar tutmuşlardır. Bu tarihlerden sonra bu ifadelerin yerine “Tonuzlu”ifadesinin kullanıldığını kesin olarak görmekteyiz. Nitekim erken dönem Osmanlı tarihçilerinden Nesri ve Aşıkpaşazade eserlerinde “Tonuzlu” imlasını kullanmışlardır.“Tonuzlu” veya “Tunuzlu” isminin “Denizli” sekline dönüşmesi XVI. Yüzyılın ikinci yarısına rastlar. 1510 tarihli bir Osmanlı kaydında “Dinuzlu” kullanımına rastlamaktayız. Bu dönemde kente uğrayan gezginler eserlerinde “Denyzely”, “Denizley”, “Denisli”, “Degnisli”, “Denizli” adlarını kullanmışlardır.Ancak XVI ve XVII. yüzyıllarda Laodikeia – Ladik – Lazik çizgisinin Osmanlı Dönemindeki devamı olan “Lazikkiye” ismi de kullanılmıstır. “Denizli” adı ancak 1675 yıllarından sonra “Lazikkiye” ile birlikte yaygın olarak kullanılmış en nihayetinde 1700 yıllarından sonra bu kullanım kesin şekliyle yerleşmiş ve bölgeyi günümüze kadar ifade eden isim hüviyetini kazanmıştır.

Gaziantep Gezilebilecek Yerler Tarihi Yerler Karpuzatan Mesire Yeri

Karpuzatan Mesire Yeri
Karpuzatan Mesire Yeri
Karpuzatan Mesire Yeri
Gaziantep-Oğuzeli ilçesinde bulunan ve sahip olduğu yeşil doğasında insanı dinlendiren bir atmosfere sahip olan Karpuzatan Mesire Yeri, özellikle hafta sonları büyük bir kalabalığı misafir eder.

Karpuzatan Mesire Yeri rahat ulaşım koşullarına sahip olduğu için sadece yöre halkı tarafından değil, turistler tarafından da ilgi görmekte. Şehrin en güzel dinlenme alanlarından biri olan bölgede alabalık tesisleri, restoran ve yüzme havuzu mevcut. İster piknik yapın, ister spor; bu doğal güzel güzelliği bir gününüze mutlaka yansıtın."KarpuzatanKarpuzatan Mesire Yeri

Sözlük nedir Sözlük ne demek

Sözlükte "sözlük" ne demek?
Bir dilin bütün ya da belli bir çağda kullanılmış sözcük ve deyimlerini abece sırasına göre alarak tanımlarını yapan, açıklayan ya da başka dillerdeki karşılıklarını veren yapıt, lügat.

Cümle içinde kullanımı
Türkçe Sözlük. Tarama Sözlüğü. Fransızca-Türkçe Sözlük. Türkçeden Almancaya Sözlük.

Sözlüğün tanımı ve gelişimi
Bir dilin veya dillerin kelime haznesini (sözvarlığını), söyleyiş ve yazılış şekilleriyle veren, kelimenin kökünü esas alarak, bunların başka unsurlarla kurdukları sözleri ve anlamlarını, değişik kullanışlarını gösteren eserlere sözlük denir. Sözlükler kelimelerin anlamlarını veya farklı dillerde ki anlamlarını açıklayabilir.

Sözlüklerde bir kelimenin birden fazla anlamının olduğu durumlar olabilir, fakat genelde ana anlamı ilk başta gösterilir. Birçok sözlük kelime ile ilgili; okunuşu, dilbilgisi, türemiş kelimeleri, tarihi, etimolojisi, resim, kullanım bilgisi, deyim veya cümle içinde kullanımı hakkında bilgiler de verebilir. Sözlükler genelde kitap halinde bulunmaktadırlar.Sözlükler tek dilli veya çok dilli olabilir. Genel veya özel alanlarla ilgili sözlükler hazırlanabilir.

İlk sözlük olarak İskenderiye Müzesi kütüphanecisi Bizanslı Aristophanes’in hazırladığı eser kabul edilir. İslam dünyasında en önemli sözlük X. yüzyılda yaşayan Farablı İsmail Cevheri’nin Sihah adlı Arapça eseri. Vankulu Lügatı diye bilinen Müteferrika’nın bastığı ilk kitap da bir Sihah çevirisidir. Türk kültüründe ilk sözlük ise Kaşgarlı Mahmut’un Türkçe’den Arapça’ya Divanü Lügati’t-Türk’üdür.
Sözlük kelimesinin ingilizcesi
adj. lexical
n. dictionary, lexicon, glossary, thesaurus, wordbook

yükleniyor…

Afyon Ulu Camii

Afyon Ulu Camii – Türkiye'de Gezilecek Yerler
Afyon Ulu Camii
Afyon’un en büyük ibadet mekanı olan Ulu Camii, hem mimarisi hem de mistik atmosferiyle görenleri etkisi altına alıyor.Tam 7 asırdır ayakta duran Afyon Ulu Camii’nin diğer ibadet mekanlarından farklı bir özelliği var. Caminin içerisinde ahşaptan yapılan kırk direk bulunuyor. Bu sebepten dolayı Kırk Direkli Cami olarak da adlandırılmakta. Afyon Ulu Camii, 1272-1277 yılları arasında Sahipata Nusreddin Hasan tarafından inşa ettirilmiştir. Hıdırlık Tepesi’ne çok yakın olmakla birlikte ulaşım açısından kolay bir konuma sahiptir. Caminin ilk onarımı 1341 yılında gerçekleşmiş olup, Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerine sahiptir.Eşsiz bir mimarisi olan Afyon Ulu Camii’nin minaresi de görülmeye değer bir sanat eseridir. Günümüzde ibadete açık olan cami, turistik gezilere de ev sahipliği yapıyor.Afyon Ulu Camii, Afyonkarahisar’a bağlı olan Camiikebir Caddesi üzerinde bulunmakta.
Afyon Gezilecek Yerler – Tarihi Yerler
Afyon’da Termal Oteller Listesi
Afyon Tarihi
Afyon’un Nüfusu
Afyon Hakkında Genel Bilgiler
AFYON
AFYONDA GEZİLECEK YERLER

Daha fazla başlık!
Beta Sözlük
Aramıza hoşgeldiniz! Eğer üye değilseniz aşağıdan üye olabilir, ya da giriş yapabilirsiniz!
betasozluk betasozlukcom betasozlukcom

yükleniyor…