görsel
23 Mart 1978 tarihinde doğan Bora Duran'ın müzikle yakınlaşması, ortaokul yıllarında, gitarı ile birlikte farklı gruplarla tanışarak başlamıştır. 1995 yılında Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı'na girip, klasik kemençe eğitimine başlayana dek, bu gruplarla çalışmalarını sürdürmüştür. 2001 yılına kadar İzmir'de birçok mekanda müzikle uğraşmıştır. Öte yandan, Türk – Yunan Dostluk Derneği ile işbirliği içerisinde, müziğini ülke dışına da taşımıştır.

Daha sonraları müziğini paylaşıp geliştirmek adına İstanbul'a geldiği yıllarda Vedat Sakman ile tanışmıştır. Stüdyo Sakman'da Selçuk Yöntem'in "Şiir Niye?" adlı albüm çalışmasında görev almıştır. İlk demo albüm hazırlıklarına da bu stüdyoda başlamıştır. Bora Duran, Ezginin Günlüğü grubuyla "Dargın mıyız?" albümünün kayıtlarında birlikte çalışmış ve Grup ile birlikte birçok projede daha yer almıştır.

Aranjör Yıldıray Gürgen ile birçok albüm projesinde klasik kemençe, gitar, perdesiz gitar ve sesiyle görev alan Bora Duran, bu çalışmalardan biri olan Yılmaz Erdoğan'ın şiir albümünün oluşum sürecinde BKM ile tanışmıştır. Bu tanışma sonrasında, Deniz Erdoğan ile birlikte BKM Mutfak ve "Çok Güzel Hareketler Bunlar" ekibinin canlı müzik ve tv program müzik sorumluluğunu yürütmüş ve "Organize İşler" film müzikleri projesinde yer almıştır.

Aynı dönemde sözü ve müziği kendine ait olan "Gül Senin Tenin" adlı şarkısını Mahsun Kırmızıgül seslendirmiştir. Ortaklarıyla beraber 2006 yılında Moda'da kurmuş oldukları Harem's Production'da, kendi albüm çalışmalarını hızlandırmış; söz, müzik ve aranjeleri kendisine ait olan 9 şarkılık ilk albümünü tamamlamıştır. Bora Duran 2011 yılında çıkardığı "Her Sabah" adlı albümünde, 2005 yılında Mahsun Kırmızıgül'ün seslendirdiği; kendisine ait olan "Gül Senin Tenin" şarkısını yeniden yorumlamıştır. Ayrıca albümde bir Fikret Kızılok klasiği “Bir Harmanım Bu Akşam” şarkısını yeniden yorumlamıştır. 2012 Ekim ayında sözü, müziği ve düzenlemesi kendisine ait çalışması "Sen De Gidersen" adlı single'ı yayınlamıştır.

2013 yılında sözü ve müziği kendine ait "Helal Olsun" adlı çalışması Işın Karaca, "Seviyorum" adlı çalışması Atiye tarafından seslendirilmiştir.

2013 yılında 12 şarkının yer aldığı ikinci albümünü tamamlayarak yayınlamıştır. "İnsan" adlı albümde, söz ve müziği kendisine ait 10 şarkının yanı sıra söz ve müziği Hüsnü Arkan'a ait "Müebbet" adlı yeni bir şarkıyı ve sözleri Salih Korkmaz, bestesi Suat Sayın'a ait "Bitmeyen Çile" adlı sanat müziği eserini yorumlamıştır.
22 Temmuz 1966 yılında Ordu'da doğdu. İstanbul
Üniversitesi Devlet Konservatuarı Eğitim Fakültesi
mezunu olan sanatçı, İstanbul Şehir Tiyatroları
kadrosunda yer almış olup, İstanbul Halk Tiyatrosu
bünyesinde çalışmaktadır. Sanatçı, sinema ve dizi
filmlerde rol almanın yanısıra yönetmenlik te
yapıyor.
Oynadığı ve yönettiği bazı oyunlar
Can Tarlası
Danton'un Ölümü
Barut Fıçısı
Trendeki Derviş
Schweyk İkinci Dünya Savaşında
Kedi İle Palyaço
Woyzeck
Romeo İle Juliette
Evliya Çelebi
Oyunlarla Yaşayanlar
Kafkas Tebeşir Dairesi
Ne Hepsi Ne Hiçbiri
Oidipus & Oidipus Kolonosta
Pencere
Sahibinin Sesi (Yön.Yard)
Monserrat
Kara Komplo
Büğülü Göl
Altı Derece Uzak
Gölgenin Canı
Theope
Mavi Masal
Barışa Şans Verin
Roz.&Guil. Ödüller
Cennetlik Kaynana
Ah Şu Gençler
Bebek Uykusu
Kasabamız
Hamlet
Üç Kızkardeş
Yalancı
Barış
Keloğlan
Para
Filmografisi
Kabadayı
Göbek Bağı - 2007
Semum - 2007
Hokkabaz- 2006
Kınalı Kuzular: Bir Tutam Saç - 2006
İnşaat - 2003
Vizontele Tuuba - 2003
Ölümsüz Aşk - 2003
Dar Alanda Kısa Paslaşmalar - 2000
Üzgünüm Leyla - 2000
Parça Pinçik - 2000
Bizim Çocuklar - 2000
Yılan Hikayesi - 1999
Laleli'de Bir Azize - 199
görsel

Sabahattin Önkibar - Asena

Meral Akşener'in Dünü ve Bugünü

Gazeteci-yazar Sabahattin Önkibar, odak noktasında Meral Akşener’in bulunduğu bu çalışmasında, ülkücü hareket, DYP, Çiller, Susurluk, 28 Şubat, AKP, FETÖ, Bahçeli, MHP ve Akşener’in kuracağı yeni partiyle beraber yakın dönemin siyasi röntgenini çekiyor.

Bugüne dek hiç duyulmamış bilgi ve anekdotlar aktaran Önkibar, Akşener’in Erdoğan’a rakip olup olamayacağı tartışması ekseninde, dünden bugüne olaylar ve portreler galerisi oluşturuyor.

- Akşener, ne zaman “Kahrolsun Amerika!” dedi…

- “Aşkımız galip geldi” demesinin ardındaki gerçek ne…

- Nasıl milletvekili oldu…

- Bakan olmasını Fethullah Gülen’e mi borçlu…

- Gezi protestolarında ne yaptı, kiminle birlikteydi…

- “Ülkücülükten geçinenler” hakkında ne düşünüyor…

“Ben onlar gibi daha başbakan ve cumhurbaşkanı olmadan Beyaz Saray’da ağırlanmadım. ABD’ye gidip icazet istemedim. Sözler vermedim. Onların arzusuyla BOP eşbaşkanı olmadım...”

-Meral Akşener-
görsel

Tutsaklık mı, Sultanlık mı?

“Toplumsal yapı ve ilişkiler mekânı anlamlandırmamızı etkilerken, mekânı kavrayışlarımız da toplumsal olanı anlamlandırma biçimlerimizi etkiler. Kadınların mekânlarda nasıl gezindiklerine, ne tür roller ve işlevler üstlendiklerine, mekânlarda kurdukları ilişkilerle mekânları nasıl anlamlandırdıklarına, varoluş biçimleriyle mekânların nasıl bütünleştiğine bakmak istedik. Kadınların, iktidar odakları tarafından yazılmış senaryolarda tanımlanmış rolleri oynarken, bu rolleri nasıl yeniden yorumlayıp yıldızlaştıklarını, sınırlılıkları nasıl sınırsızlıklara dönüştürdüklerini, yoksunluklardan nasıl zengin hayat parçacıkları ürettiklerinin ipuçlarını aramak üzere yola çıktık. Karşı çıkmadan, haykırmadan, başkaldırmadan sınırları esneterek kendilerine nasıl hareket alanları açtıklarını, kendilerini mekânlarda çeşitli biçimlerde konumlandırarak benliklerini nasıl yeniden tanımladıklarını, mekânların da bu serüvende, toplumun kadına bakışı ile kadının kendine bakışı ve yaşantısı arasında nasıl bir aracı olduğunu ele almayı hedefledik...”
Kadın ve Mekân, Yoktan Var Eden Kadınlar, Mekânların Sınırladığı Kadınlar ve Kadın Hallerinden Yansımalar olarak şekillenen üç ana başlık altında her biri alanında öne çıkmış yazarların aydınlatıcı makaleleriyle irdeliyor. Kadın ve mekân etkileşiminin ne kadar farklı ve renkli boyutları olabileceğini sergileyerek ufkumuzu genişletirken mekânsal öğeleri değerlendirme yetimize çok değişik bir bakış açısı kazandırıyor.
görsel

Kitapta, uluslararası boyutta işlenmiş ve çözülememiş suçlar cinayet, suikast, adam kaçırma, soygun ve dolandırıcılık başlıkları altında ele alınıyor ve örnekler veriliyor. Her bir vaka sırasıyla suçun tanımı, yürütülen araştırmanın kısa bir açıklaması, ortaya çıkan deliller, kilit şüpheliler ve eğer varsa mahkûmiyet kararı çıkmayan yargılanma süreci şeklinde yer alıyor.
gerekli ve yararlı bitkileri yetiştirmek, ürün elde etmek ereğiyle toprak üzerinde yapılan çalışmaların tümü.
Toksik insanların bazı ortak özellikleri şunlardır:

Manipülatiftirler: İstediklerini elde etmek için başkalarını kontrol etmeye çalışırlar. Yalan söyleyebilirler, şantaj yapabilirler veya duygusal baskı kullanabilirler.
Bencildirler: Kendi ihtiyaçları ve istekleri her zaman ilk sıradadır. Başkalarının duygularını veya ihtiyaçlarını önemsemezler.
Olumsuzdurlar: Sürekli olarak şikayet ederler, eleştirirler ve negatif bir bakış açısına sahiptirler. Etrafındakileri de bu olumsuzlukla sarabilirler.
Sorumluluktan Kaçınırlar: Hatalarını kabul etmek yerine, başkalarını suçlarlar veya sorumluluktan kaçınırlar.
Saygısızdırlar: Başkalarının sınırlarına ve duygularına saygı duymazlar. Alaycı, küfürlü veya kaba olabilirler.
Dramatiktirler: Dikkat çekmek için abartılı davranabilirler veya krizler yaratabilirler.
Güvenilmezdirler: Sözlerini tutmazlar, sırları saklayamazlar ve yalan söyleyebilirler.
Toksik insanlarla ilişkilerde şunlar görülebilir:

Sürekli kavga ve çatışma: Toksik insanlar genellikle anlaşmazlık yaratırlar ve gerginlik ortamı oluştururlar.
Duygusal istismar: Toksik insanlar, başkalarını kontrol etmek ve aşağı çekmek için duygusal istismar taktikleri kullanabilirler.
Düşük öz güven: Toksik insanlarla sürekli zaman geçirmek, öz güveninizi ve öz saygınızı zedeleyebilir.
Stres ve kaygı: Toksik insanların etrafında olmak stresli ve kaygı verici olabilir.
Yorgunluk ve tükenmişlik: Toksik insanlarla ilişkiler çok fazla enerji ve duygusal emek gerektirir. Bu da yorgunluk ve tükenmişliğe yol açabilir.
Toksik insanlarla başa çıkmak için yapabilecekleriniz:

Sınırlar koyun: Toksik insanlarla olan etkileşimlerinizi sınırlayın. Ne kadar zaman ve enerji harcayacağınıza karar verin.
Kendinizi savunun: Toksik insanların sizi manipüle etmesine veya aşağılamasına izin vermeyin. Kendinizi ve duygularınızı savunun.
Olumsuzluğa karşı koyun: Toksik insanların olumsuzluğuna kapılmayın. Kendi olumlu bakış açınızı korumaya çalışın.
Destek alın: Toksik insanlarla başa çıkmakta zorlanıyorsanız, ailenizden, arkadaşlarınızdan veya bir terapistten destek alın.
Gerekirse uzaklaşın: Toksik bir insanla olan ilişkinize zarar verici olduğunu düşünüyorsanız, bu ilişkiden uzaklaşmak en iyisi olabilir.
Unutmayın: Toksik insanlarla ilişkilerde kalmak zorunda değilsiniz. Kendinizi korumak ve zihinsel sağlığınızı korumak için gerekli adımları atmanız önemlidir.
görsel


hollandalı hekim ve yazar (Haarlem 1860 - Bussum 1932), tiyatro oyunları (De Broeders [Erkek kardeşler), 1894; ijsbrand, 1908), romanlar (Kleine Johannes [Küçük Johannes], 1887-1906) yazdı. Ateşli bir idealist ve bilge bir kişi olarak hollanda edebiyatının 1880’deki yeniden canlanma hareketini etkiledi.
görsel

İlk Madde, Bilim Tarihinin En Büyük Avı

21. Yüzyılın en büyük keşfi
Doğanın en temel gizemlerinden biri, cisimlerin neden ağırlığı olduğu ya da ağırlığa neden olan şeyin ne olduğudur.

Peter Higgs, bu gizemi 1964 yılında tesadüfen çözdü. Higgs, evrenin her yerine yayılan, görünmez bir alan olduğunu öne sürüyordu. Zamanın başlangıcında bu alan hareketsizdi, ama yeni doğan evren genişleyip soğudukça bu alan canlandı ve varlığını hissettirdi. Böylece, maddenin yapı taşları ağırlıksız olmaktan ağır(lıklı) olmaya başladı ve kütlesiz olan kütleli hâle geldi.

CERN'deki Büyük Hadron Çarpıştırıcı, Peter Higgs'in kuramsal düzeyde öne sürdüğü bu alanın yapısını kesin olarak ortaya çıkarmak için tasarlandı. Bu makine aracılığıyla evrenin oluşumunu sağlayan kozmik etki, yani büyük patlamanın ilk anlarındaki koşullar yeniden yaratılacak ve ilk madde keşfedilecekti.

Peter Higgs'in kuramsal düzeyde çözdüğü bu gizem, bilim tarihinde en heyecanlı ve en uzun soluklu avın başlamasına neden oldu. Ian Sample, Kütle, İlk Madde: Bilim Tarihinin En Büyük Avı kitabında soluk soluğa yaşanan ve sonunda başarıyla taçlanan bu parçacık avının hikâyesini anlatıyor. Anlaşılır bir dille yazılmış ve bir roman tadında okunan Kütle, bilimsel keşif ve araştırma süreçlerine, bilim tarihine ve evrenin oluşumuna ilgi duyan herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitap.
Sadrazamlık göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin unvanı.