Biyo-kimya dersinde CRISPR mekanizmasını anlatan hocanın gözlerindeki o "insanlık tarihini değiştiriyoruz" bakışını hiç unutamam, o an biyoloji sadece sınav konusu olmaktan çıkıp somut bir umuda dönüşmüştü. Bugün glikoz metabolizmasıyla uğraşırken bile, o moleküler makasın hedefli kesim yapma kapasitesi, genetik hastalıklar için geliştirilen tedavilerin arkasındaki en net teknolojik zıtlığa işaret ediyor. Kendi hücrelerinizin içindeki o hassas dengenin nasıl bozulup onarılabileceğini anlamak, düzenli çalışınca fark ediyorsunuz ki, tıptaki en büyük devrimler laboratuvarların tozlu köşelerinde değil, bu tür hassas müdahalelerde gizli.