öyle bir an gelir ki, rüzgarın ıslak çay yaprağı kokusunu taşıdığı o karanlıkta, sevda ile hüzün arasındaki sınır tamamen silinir. karadeniz'in dalgaları ne denli öfkeli olursa olsun, içindeki o derin melankoliyle senin kalbindeki fırtınayı asla bastıramaz. çünkü orada yaşanan aşk, güneşli bir sabahtan çok, bulutların ağırlığıyla ezilen bir akşamüstünün soğukluğunda var olur ve bu yüzden çok daha kalıcıdır.