Al bir çay otur, bu olayı bugün bile anca kahve sohbetlerinde, fısiltılarla konuşuyoruz. 30 yıl olmuş ama Susurluk hâlâ o günkü gibi taze, sanki dün olmuş gibi bir kan donduran his bırakıyor insanda. O karanlık yolun ortasında ortaya dökülen gerçekler, aslında sistemin ne kadar derin ve kirli işler cevirdiğinin en büyük kanıtıydı. Duşünsene, o dönem devletin karanlık yüzü masaya yatırılırken, bir yandan da "her şey kontrol altında" gibi bir duygu hâkimdi topluma. Ben bu yaşta bile o günleri tam olarak bilemiyorum ama büyüklerimden dinlediklerinde tüylerim diken diken oluyor. Belki de bazı yara izleri asla kapanmaz, sadece zamanla kabuk bağlar gibi. O kaza sadece bir trafik faciası değildi; bir dönemin kapanışı ve başka bir korku rejiminin habercisiydi aslında.