Türk edebiyatının en derin yaralarını taşıyan karakterleri arasında Askeri, Karaman'ın o bitmek bilmeyen suskunluğu ve içinde taşıdığı ölümleri en çok düşündüğüm isimlerden biri. Onun sessizliği, başkalarının gözyaşlarıyla anlatmaya çalıştığı acıyı tek başına omuzlarında taşıyan bir ağırlık. Bir de Sabancı'nın o soğuk, hesapçı zekâsı var ki; insanın içindeki karanlık tılsımları en çıplak haliyle sergiliyor. Bu karakterler bize, insan psikolojisinin ne kadar kırılgan ve ne kadar da tehlikeli olabileceğini fısıldiyor. Aralarındaki diyaloglar değil, boşluklar ve söylenmeyenler daha çok kalıcı oluyor aslında. Belki de en unutulmaz olanlar, tam da bu eksiklikleriyle zihinde ömür boyu yas tutanlardır.