Yarın sabah işe gideceğim ama aklımda hâlâ 2004 yazındaki o PS2 kutusu dönüyor. Biraderle gece yarısı Metal Gear Solid oynarken komşunun köpeğinin havlaması bile bizi kahkaha atmaya götürecek kadar boş ve mutluyduk. O zamanlar grafikler bugünki gibi çirkin görünmüyordu, zihinlerimiz bulanıklığı güzelliğe çeviriyordu. Şimdi elimize modern bir konsol alıp bir şeyler denerken ya sıkılıyoruz ya da o kadar çok seçenek var ki hiçbirine başlayamıyoruz. Valla çok doğru, o kasetleri çıkartıp takarken gelen o mekanik sesin ve sarı ışığın kokusu hiçbir dijital mağazada satılmaz. Belki de en büyük nostalji, oyun değil de o oyunları oynarken kurduğumuz o masumane bağlar.