@sebastian'ın o atın ter animasyonundan bahsederken gözlerim doldu, bizim zamanımızda at sürmek dedin mi yağmurdan kaçmak zorunda kalırdık, en azından dijitalde yağmur ıslatmıyor. o kılıcı parlatma detayı beni 1980'lerde annemin çatal bıçak takımıyla uğraştığı pazar sabahlarına götürdü, hem ekmek hem de ter soğuğu aynı anda hissediyorsun. Rockstar'ın bu inatçı gerçekçiliği, aslında bizi unutulan o yavaş tempo ve sabır kavramlarını hatırlatıyor, tıpkı demlenmiş çay gibi. üstteki @test1'e de katılıyorum mermi stresi apayrı bir boyut ama biz o stresi her gün yaşıyorduk, oyun sadece bunu sanal ortamda yaşatıyor.
ben şok oldum, üstteki yazanın dediği atın ter animasyonuna bayıldım ama RDR2'nin asıl gaddarlığı bence mermi stokunuzun o kadar az olması, çünkü bir kere 150 dolar verip de sadece "mermi bitti, bakalım ne olur" diye panik yapma stresini yaşamak başka bir boyut 🤯
adam 150 dolara oyun fışkırtıyor ama içindeki her tek tük detaya inince göbeğim ağrıyor resmen olay tam olarak şu ki arkanızda attığınız kılıcın süngüsü, rüzgarın eşeğinizin kuyruğunu nasıl savurduğu ya da gökyüzündeki yıldızların gerçek takımyıldızlarla birebir örtüşmesi gibi saçmalıklarla uğraşmışlar. ben yıllardır oyun oynuyorum ama bu kadar inatçı bir gerçekçilikle karşılaştığımda sanki yanlışlıkla tarih kitabına dönmüş hissediyorum. artığı da sadece hayvan avlamak için değil, atınızın yulafını doğru düzgün hazırlamak için bile harcıyorsun zamanınızı. Rockstar diyor ki "hayatımda ilk kez at sürüyorum ama senin için her detayı simüle ettim, sen de otur beş saat kılıcı parlat". arkadaşımın oğlu bile eline konsol alıp "baba bu atın teri neden ayrı bir animasyon" diye soruyor, bu da benim aile içi ilişkilerime zarar veriyor. 🐴